Translate

Deliler Kasabası

3 Mayıs 2011 Salı

İclal Aydın'dan resimli masal kitapları

İclal Aydın'dan resimli masal kitapları

Sunucu, oyuncu, köşe yazarı İclal Aydın, uzun zamandır üzerinde çalıştığı resimli çocuk masalı kitaplarını tamamladığını belirterek ''Birkaç hafta içinde umuyorum ilk üç resimli masal kitabım piyasaya çıkacak'' dedi.
Aydın, yeni yılla beraber Türkiye'deki çalışmalarının on yılının bittiğini ve bu nedenle bir yenilenme düşüncesi içine girdiğini söyledi. Bu düşünceden yola çıkarak meslek yaşamında okur, dinleyici, izleyici tarafından en sevilmiş işlerin yeni hallerini sunmak gibi bir proje içine girdiğini anlatan Aydın, ''Yeniden bir radyo programı yapabilirim, yeniden bir şiir albümü çıkarabilir, seyirciyle sinemada buluşabilirim'' dedi.

Bu yıl sinemaya biraz daha ağırlık vermek niyetinde olduğunu ifade eden başarılı Aydın, ''Dolayısıyla bol bol senaryo okuyorum. Birini çok sevdim ama kesinleşmeden de söylemeyeyim. Türkiye'de çok sevdiğim yönetmenlerden birisiyle fikren birbirimizi sevdik. Umarım reel olarak da buluşabiliriz'' şeklinde konuştu. Çok uzun süredir ailesiyle ilgili yarı biyografik, yarı kurgusal özellikler taşıyan bir kitap üzerinde çalıştığını aktaran Aydın, şöyle devam etti:
''Dersim hem bir Türkiye, hem de benim ailemin yaşamış olduğu bir coğrafyanın gerçeği ve bu kitabın içindeki bölümlerden birisini oluşturuyor. Dolayısıyla geçtiğimiz yıllarda Cumhuriyet Halk Partisi'nde yapılan gafla birlikte gündeme çok gelmişti biliyorsunuz 'Dersim' gerçeği. O süreçte Yavuz Semerci'yle yaptığım bir röportaj çok ses getirdi. Sonrasında ''Dersim'i anlattılar'' isimli bir kitap çıktı. Orada benim yazdığım yazılar ve röportajlar da yer aldı. Anlattığım şey salt Dersim değil ama geniş bir Türkiye hikayesi içinde bir bölümü. Kendi ailemin şahit olduğu kadarıyla yani uzun uzadıya onu anlatacak kadar yetkin olduğum bir tarih bilgim yok. Bir kitabın bir parçası olacak.''
En son 3 sene önce ''İki Aile'' dizisiyle seyircinin karşısına çıktığını hatırlatan Aydın, dizi projesinde oyuncu-senaryo-izleyicinin ortak bir yerde buluşmasının çok zor olduğunu, kendisinin de çok sık dizi yapmayı seven birisi olmadığını dile getirdi. Bu sezon için sadece sinemayla ilgilendiğinin altını çizen Aydın, gelecek yıl için dizi projelerine katılabileceğini söyledi.
Bir okur olarak edebiyatla ilişkisinin oldukça iyi olduğunu dile getiren başarılı yazar, artık sadece okumaktan hoşlandığı ve gazeteye yetiştirmek zorunda olduğu bazı kitapları okuduğunu vurguladı. Öğrenciyken kendisi için edebiyatın daha bilimsel, yazıp çizdiği, araştırdığı bir dal olduğuna işaret eden İclal Aydın, şunları anlattı:
''Ama hayat insanı her anlamda sadeleştiriyor. Sadece giyim kuşamda değil, sanatsal anlamda da yüreğinize, beyninize iyi gelen, sizi daha iyi biri olduğunuza inandıran işleri tercih eder oluyorsunuz. Edebiyatta da böyle aslında. Okumayı sevdiğim kitaplara aşık oluyorum. Dönüp dönüp okuduğum, her okuduğumda ağladığım birkaç kitabım vardır. Latin Amerika edebiyatını çok severim. Yazılarımda çok sık da bahsediyorum zaten. Isabel Allende benim için dünya üzerinde Türkçe'ye çok iyi çevrildiği için önemli yazarlardan birisi. Feride Çiçekoğlu'nun öykücülüğünü, İnci Aral'ı yani Türk edebiyatındaki kadın kalemleri çok severim.
Özellikle 1970-80'li yıllarda yazı yazmış kadınların bende çok kıymetli yerleri var. Fakat son kahramanım Milliyet Gazetesi sanat editörü Filiz Aygündüz. 'Kaç Zil Kaldı Örtmenim', son yıllarda okuduğum en önemli kitaplardan bir tanesidir. Çok şiddetle tavsiye ediyorum. Çok içtenlikli, çok samimi, sahici bir kitap. Zaman zaman felsefe sözlüğü, mitoloji sözlüğü okumayı severim. Çünkü neresinden baksanız bir sözlüktür ve faydalıdır.''

''Dilde en basit, yürekte en yüksek yere ulaşmış yazar"

Kendisini şu anda en çok mutlu eden şeyin 'dilde en basit yürekte en yüksek yere ulaşmış yazar'lar olduğunu söyleyen Aydın, ''Bana hangi kitabı okuyorsun diye sorduklarında söylemem gereken kitaplar ve yazarlar bunlardır diyerek kimlik edinme çabasını çok ergen bir tavır olarak görüyorum. İnsanlar aslında okuduklarını değil, bunu söylersem daha şık bir kimlik edinmiş olurum diye bazı şeyler söylerler'' dedi.
Kızıyla kurduğu ilişkide daha çok baba rolünü üstlendiğini belirten İclal Aydın, kızının da bunu böyle kabul ettiğini anlattı. Bu nedenle kan ve akrabalık ilişkilerinin yaptığı işe engel olmadığını aktaran sanatçı, uğraştığı birçok iş arasından kendisine en keyif veren şeyin ise ''yazmak'' olduğunu kaydetti.
Aydın, yazmanın bazen bir ihtiyaç gibi kendiliğinden geldiğine ama gazete için yazmak zorunda olduğu kimi anlarda çok sıkıldığına değinerek, ''Günlük yazı yazdığınız zaman ne yazacağınızı biliyorsanız 45 dakikada bitiyor ama bilmiyorsanız o bir azap. Sadece o noktada sıkılıyorum. Ben günün her anında her şekilde yazarım. Telefonla yazarım, not defterine yazarım, peçeteye yazarım, bilgisayarımda, elle, gürültüde, televizyon açıkken her şekilde yazarım'' ifadelerini kullandı.
Sever'' filminden sonra Ankara'nın yine moda olacağını, yazarların bu kente gelip roman yazacağını söyleyen sanatçı, bu kentin bir dostluk ve insan şehri olduğunu belirtti.
Ankara'daki hayatın ilişkilerle biçimlendiğini dile getiren Aydın, ''İstanbul ise daha vahşi, başlı başına kişiliği olan, sokağıyla, deniziyle hiç kimseyi tanımasanız da size iyi, kötü bir şey yaşatan bir şehir. Bence iki kent arasındaki fark bu'' diye konuştu.