Translate

Deliler Kasabası

15 Mayıs 2011 Pazar

İçeriksiz Düşünmek

KİTABIN ÖZETİ

Bu kitap bireylerin kendisinde meydana getireceği değişimin istenilen yönde gerçekleşmesine imkan tanıyacak yolların, beynin kullanımı ile ilgili olduğunu ve bunu yönetmenin yollarını göstermeyi amaçlamaktadır.

Beynin kullanılmasında istenilen değişimin gerçekleşmesi için; her şeyin kendi kararınızla yapılabilmesi ve gidilen yerin gerçekten ulaşılmak istenen yer olabilmesi için "Neuro Linguistic Programming (NLP)" "Kişisel Değişim Modeli"nin stratejilerinin kullanılması gerektiğini vurgulanmaktadır.


Dünyada her şeyin her an değiştiğini düşünürseniz, hareket ve değişimin hiç durmadan devam ettiğini anlayabilirsiniz. Dünyadaki her şey bir enerjiyi ifade ediyor. Duyularımız enerji ile harekete geçiyor. Hareket ettikçe fiziksel enerjimiz ve gücümüz artıyor. Duygularımızı kullandıkça da başka bir seviyede enerji sağlıyoruz. İnsan isterse, hem fizyolojisini hem de psikolojisini değiştirebilmektedir.

Eğer bir değişim istiyorsak, bu değişimin istediğimiz değişim olması, arzularımız, heyecanımız, duygularımız ve hırslarımız doğrultusunda olması, düşündüğümüz zamanda gerçekleşmesi ve ortaya çıkan sonuçtan da bizim mutlu olmamız gerekmektedir. Yapılması gereken sadece isteklerimizin neler olduğunu bilmemiz, hayal etmemiz ve doğru olarak istememizdir.

Ne istediğimizin farkına varmalıyız, nerede olduğumuzu fark edip, kaynaklarımızla, duygularımızla istediklerimize ulaşmaya çalışmalı, hatta mücadele etmeliyiz. Ancak burada duygularımızın ve tecrübelerimizin kötü birikimlerinden kurtulmak için çaba harcamalıyız. Başka bir deyişle, bizler varolan kaynaklarımızı kullanarak, uyaranları kontrol ederek düşüncelerimizi ve tecrübelerimizi yeniden organize edebiliriz.

İnsanlara gerekli gereksiz bir çok şey öğretilmesine rağmen beynin kullanılmasında temel teşkil edecek olan nasıl öğrendiğimiz ve öğrenmemizin geliştirilebileceği öğretilmemiştir. Yazara göre farkında olduğumuz aklımızı ve farkında olmadığımız aklımızı kullandığımızda seçeneklerimizin ve fırsatlarımızın artacağı ve hayatın mevcut kaynaklarımız ile de çok daha kolay ve zevkli yaşanabileceği ileri sürülmektedir.

Zaman insan hayatında çok önemli bir kavramdır. Yaşadığımız zaman süresince öğreniyoruz, uyguluyoruz, yapıyoruz ve yaşıyoruz. Kimimiz çocukları için yaşadığını söylüyor, kimimiz işi için. Kimimiz tarihe geçiyor, kimimiz iz bırakmadan bu dünyadan ayrılıyoruz. Bunların hangisinin doğru olduğunu düşünmeye gerek yok. Çünkü hepsi de o kişi açısından doğrudur. Kendi yapamadıklarımızı çocuklarımızın yaşamasını istediğimizde, her şeyi onlar için yapıyoruz. İşimizdeki başarının hayatımızda daha önemli hale gelmesi için farklı nedenler gerekiyor. Çocuklukta parasızlık çeken için "para", yeterli sevgi alamamışsa "sevgi" önemli hale geliyor.

Toplumu değiştirmek ve tarihe geçmek için daha farklı şeyler yapılması gerekiyor. Sonuçta tarihe geçen insanlar bile birkaç kuşak sonra unutuluyor. Hatırlananlar sadece, toplumda çok büyük değişimleri sağlayanlar veya en çok kötülük edenler oluyor. Diğerleri ise, "Kim Kimdir?"de veya ansiklopedilerde birkaç küçük satır. Bunların hiç önemi kalmamakta sonuçta. Önemli olan bizlerin zamanı nasıl algıladığı ve beynimizde nasıl organize ettiğidir.

Zamanı algılama biçimimiz hem insan açısından hem de NLP açısından çok önemlidir. Nasıl algıladığımızı öğrendikten sonra zaman çizgimizi yeniden organize etmemiz hayatımızı kolaylaştıracaktır.

Konuşurken aktardığımız, aslında beynimizde var olan tecrübelerimize ait kodlanmaların kelimeler ile ifadesidir. Fakat bu kodlanmaların aktarılması sırasında, verilerin bazılarını bilinçli olarak yok edersek, beynimizdeki tecrübe ile yok edilmiş verilerle aktardığımız bu tecrübenin, dinleyenlerin beyninde çok farklı bir şekilde algılanabileceğini bilmeliyiz. İletişim açısından en önemli noktalardan birisi budur.

Hayatta neler istediğiniz önemlidir. Bu isteklerinizin kaynaklarınız ile örtüşüp örtüşmediği irdelenmelidir. Eğer istekleriniz kaynaklarınız ile karşılanamıyor ise, başlangıçta kaynaklarınızı arttırmak için çaba sarfedilmelidir.

Prensiplerinizden, ön yargılarınızdan, kötü tecrübelerinizden kaynaklanan inançlarınızdan ve genellemelerden kurtulunması tabii ki başarının ön şartı olacaktır. Bunu gerçekleştirebilmek için "Kişisel Değişim Modelinin (NLP)" uygulanması gerekecektir.