Translate

Deliler Kasabası

6 Mayıs 2011 Cuma

Kadına şiddet yakıcı ve bâkir

'Kadına şiddet yakıcı ve bâkir'

Kız Doğursun Anneler adlı dosyasıyla Yunus Nadi Sosyal Bilimler Araştırma Ödülü'ne değer görülen Eray Karınca, hukuk koridorlarına yirmi altı yılını veren bir yargıç. Karınca, çalışmasını bu süreçte tanıklık ettiği olayları ve Türkiye'deki yasal işleyişe dikkat çekmek için yapmış. Karınca'yla Yunus Nadi Ödülleri ve kitabı üzerine söyleştik.
yeni çıkan kitaplar
Yunus Nadi Ödülleri yazın dünyasında önemli, birçok yazara da ödül veren bir yarışma. Bu anlamda yarışma kitap dünyasına neler kazandırıyor?

- Yunus Nadi Ödülleri, Türkiye'nin en saygın ödülüdür. Alanının en iyilerini kamuoyuna duyurarak, kültürel varlığımıza çok önemli katkı sağlıyor.


- Size ödül kazandıran Kız Doğursun Anneler adlı çalışmanın hazırlık sürecini anlatır mısınız?

- Fikir babası, rahmetli Ahmet Küflü. İki ayda yazabileceğimi sandığım bu çalışma, öncelikle konunun dinamikliği, yani her an yeni bir olgunun ortaya çıkması, nikâhsız birliktelik ve boşanmış kadınların korunmasına ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararının uzun sürede yazılması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yeni kararları ve en çok da yeni yasa çalışmasının ve ödülün sonuçlanmasının beklenmesi gibi nedenlerle iki yılı buldu. Kuşkusuz bu arada metin oldukça zenginleşti.

- Çalışmanız okura ulaştığında kadınlar 'hakları' konusunda neler öğrenebilecek?

- Kadınlar güçlenecek. Çünkü bilgi çok önemli bir güç. Hele sevgi ve çalışmayla desteklenmişse. Kadınlar, hem fiili durumu, yani hâlâ olanı hem de ne yapmaları ve ne yapılması gerektiğini görecek.

- Bilindiği gibi son dönemde kadına yönelik şiddetle ilgili haberler arttı.


- Arttığı somut biçimde görülüyor. Öte yandan kamuoyunun bu konudaki duyarlılığının çoğalması da kadına yönelik şiddeti daha görünür kılıyor.

- Eşi tarafından öldürülen kadınların bir bölümü, şiddet döneminde korunma talebinde bulunmuş. Hatta cebinde başvuru dilekçesini taşıyanlar da olmuştu. Sizce kadınların korunma talebi neden yanıtsız kalıyor?

- Aslında bu sorunun yanıtını vermek için yazdım. Diğer ülkelerden farklı olarak Türkiye'deki sorun kadının, erkeğin 'önlenebilir' şiddetinden korunamıyor olması. Yoksa kadına yönelik şiddet hemen her ülkede var. Karar merciindekiler ve güç sahipleri bu sorunun kökeninde ayrımcılığın, erkekle-kadın arasındaki eşitsiz güç ilişkisi olduğu kavramalı. Sorunu çözmek konusunda içten olmalı. Ne yazık ki yönetenler bu sorunu, 'Vah zavallı kadınlar dövülmeseler, öldürülmeseler'den öte görmüyor ya da eğitimsiz erkeklerin bunu yaptığını düşünmek, kolaylarına geliyor. Daha da kötüsü onlar konuyu oy için medya ise okunurluğu ve izlenirliği arttırmak için bunu yapıyor. Reyting kaygısı. Hâlâ 'Çılgın Aşık sevgilisini öldürdü' demiyorlar mı? Diyenin ya da yazanın 'Katil biraz da sensin' diyerek yakasına sarılasım geliyor. Hatta bazılarına telefonla ulaşıp, uyarıyorum.

- Peki iktidar kadına koruma konusunda nasıl bir tablo çiziyor?

- Şaşkın. Kısmen iyi niyetli ama ideolojik konumu gereği çelişkili. Bu konudaki başarısızlığı Başbakan Tayyip Erdoğan da kabul etmiş olmalı ki Kadından Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf'ı 12 Haziran'daki genel seçimler için aday göstermedi.

- Muhalefet...


- İktidarın bu konudaki zayıflığının görüldüğüne ilişkin bir işaret yok. İkincisi kendileri de bu konuda iktidardan önde değil. Bu konuda ön almak gibi bir sorunlarının olmadığı, aday listelerinden belli. Kuşkusuz propaganda konusu ettikleri diğer alanlar da çok önemli. Ancak bu çabaları daha çok kompartımanların peşinden koşmaya benziyor. Kadının insan hakları ve şiddetten korunması sorunu o kadar güncel ve yakıcı ve bakir olduğu halde nasıl görülmüyor anlamak olanaklı değil.

- Çalışma yaşantınızda kitap yazmaya önemli bir zamanınızı ayırmışsınız. Peki yeni kitap hazırlıklarınız da var mı?


- Sorularla Kadına Yönelik Şiddet adlı kitabımın ikinci baskısı, şu sıralar Ankara Barosu tarafından basılma aşamasında. Bunun dışında üç kitap hazırlığım daha var. Bir tanesi yetişkinler için öykü dosyası. İkincisi 'Balık Barbaros' adlı çocuk öyküsü. Bir de kadının insan hakları konusunda yayımlanan makalelerimi toparladığım 'O Fotoğraf' adlı dosyam var.