Translate

Deliler Kasabası

23 Aralık 2016 Cuma

TEVFİK FİKRET’İN ÇOCUK ŞİİRLERİ VE ŞERMİN KİTABINDAKİ ŞİİRLERİNİN TAHLİLİ

ÖZET 

Tevfik Fikret, Servet-i Fünûn edebiyatının lideri, şiir alanındaki en önemli sanatçısı ve Servet-i Fünûn dergisinin ilk yayın yönetmeni olarak edebiyat sahnemizdeki yerini almıştır. (Akyüz, 1995: 95) Onun en önemli özelliklerinden biri de edebiyatımızda ilk defa çocuk şiirlerinden oluşan bir eser hazırlamış olmasıdır. Şermin adını verdiği bu eserin, hece ölçüsüyle ve dönemindeki genel dil anlayışına göre çok daha sade bir dille yazılmış olması da edebiyatımız adına o dönem için önemli bir yenilik ve atılım olmuştur. TEVFİK FİKRET’İN ÇOCUK ŞİİRLERİ ile ilgili görsel sonucu

Sanatçı kişiliğinin yanı sıra normal yaşamında öğretmenlik mesleğini icra eden Fikret, Mekteb-i Sultanî, Robert Kolej gibi okullarda çalışmış ve yaşamının büyük bir bölümünü çocukların ve gençlerin içinde geçirmiştir. (Parlatır, 2006: 25) Kız kardeşini genç yaşında kaybeden ve Hemşirem İçin adlı şiirini kardeşine ithaf eden Fikret (Parlatır, 2006: 31), gençlerin erken yaşta evlendirilmeleri, eğitimsiz bir hâlde hayata bırakılmaları gibi konulara karşı hassasiyet kazanmış ve kendini gençlerin eğitimlerine adamıştır. Servet-i Fünûn dergisinde yayınlanan ilk şiirine Hasta Çocuk ismini vermesi de onun hayatında çocukların ve gençlerin ne denli yer tuttuğuna bir delildir. Zaten Fikret’in hayatının odak noktasında oğlu Halûk bulunmaktadır. Oğlu için yazmış olduğu şiirlerden oluşan Halûk’un Defteri adlı bir eseri de bulunan Fikret, bu şiirlerde oğlu Halûk vesilesiyle bütün gençlere önemli mesajlar vermektedir. Bu kitapla gençlere, medeniyet ve gelişme yolu gösterilmek istenmiştir. (Kolcu, 2008: 47) Bir babanın çocuğuna duyduğu sevgi, bayram sabahlarının aile üzerindeki olumlu birleştirici gücü ve gelecek hakkındaki öğütlerin bulunduğu şiirler ise Rübab-ı Şikeste adlı kitabına aldığı şiirlerinde kendini göstermektedir. (Parlatır, 2006: 57) 

14 Aralık 2016 Çarşamba

J. K. Rowling'ten 'Harry Potter ve Sırlar Odası'

J. K. Rowling’in klasikleşen serisinin ikinci kitabı “Sırlar Odası”nın resimli özel baskısına, Kate Greenaway Madalyası sahibi çizer Jim Kay imzasını atmış. Kay’in Harry Potter dünyasına getirdiği yorum etkileyici.



[Haber görseli]İngiltere'deki ilk basımı 1998’de yapılan, Yapı Kredi Yayınları’nın 2001'de Türkçeye kazandırdığı eseri Sevin Okyay’ın çevirisi ile okumak bana sevinç vermişti. Özel baskıda da Okyay’ın imzasını görmek ustalıklı, eğlenceli, su gibi akıp giden bir dilin muştusunu almak anlamına geliyor. 
Buraya bir parantez açıp neden sert kapaklı, büyük boy özel baskı çalışıldığı üzerinde kısaca duralım. Yayıncılar, günümüz okurunun klasikleşmiş yapıtlar için böyle koleksiyon kitaplarını yeğlediği gerçeğinden yola çıkmış olmalı. Harry Potter serisinin iki yüzden fazla ülkede altmışa yakın dile çevrildiğini düşünürsek, böyle bir baskı ve resimlemeyi çoktan hak ettiğini itiraf etmeliyiz. Türkiye’de Rowling’in metinlerine dayalı filmlerin gördüğü ilgi, kitapların hızla yeni baskılar yapması, bu çok özel çalışmaya Türkiye’deki okurun da sahip çıkacağını gösteriyor. 2015’te ilk kitap özel baskısı ile yayımlanmıştı. Koleksiyonerlerin de ilgi göstereceklerini düşündüğüm resimli özel baskılar, Harry Potter’in diğer kitapları için de devam edecek gibi görünüyor.
 
SIRLAR ODASI
Rowling “Yetişkin dünyasının kalıplarından kaçıp gerçek veya hayali bir yerde güçlü olan çocuk” fikriyle Harry Potter karakterini yarattığını söylüyor. Serinin ikinci kitabında, Harry Potter Hogwarts’taki ikinci yılına başlar. Fakat okulda sırasıyla taşlaşan öğrenciler yüzünden günah keçisi olmuştur. Aslında yaz tatilinde kendisine görünen ev cini Dobby’nin yaptıkları ve söyledikleri onu etkilemiştir. Çünkü Dobby, Harry Potter’ın büyük bir tehlike ile karşı karşıya kaldığını söylemiştir. Dobby Harry ve arkadaşı Ron’un Okul trenine binmesini bile engellemiştir. Onların okula dönmesini istemez.  Dobby yüzünden Harry,

12 Aralık 2016 Pazartesi

Bir Yanardağ Yamacında Bir Gül - Black Adam


Bir Yanardağ Yamacında Bir Gül

Bu kitaptaki her şiir farklı bir gecede, ayrı ilhamın hisleriyle, hiçbir alıntı veya esinlenme bile katılmadan, tamamen bir gönül dünyasının damlalarından kaleme alınmıştır.

Burada... Gecenin o gizemli, anlatılmaz ama yaşanır hislerinde, kendinizi bulacaksınız. Bazen bir

2 Aralık 2016 Cuma

Franz Werfel'den 'Mezunlar Günü'

Franz Werfel’in 1928’de yayımlanan “Mezunlar Günü” romanında başkalarına benzemediği için arkadaşları arasında ve hatta aile içinde hırpalanan bir delikanlının, Adler’in hikâyesi anlatılıyor.


Ezmek insanın fıtratında mı var?
Sorun galiba herkesin birbirini kendine benzetme isteğinde. Bu tiksinç benzerlik, insanı insanlıktan çıkaran en başat özelliği olmuş. Üstelik kişi bunu, kendini şaşırtıcı derecede bir başkasından farklı ve özel görme gafletine düşerek yapıyor. Herkesi eninde sonunda yenme ve hayatta kalma dürtüsü. Eşitler arası birincilik. Şeytani farklılığıyla daha da uzun, konforlu yaşayıp yanı başındakine fark atma hevesi… Benzerler arasında sonu gelmeyen bir savaş. “Kimse beni anlamıyor” derken bile kendini öven iki ayaklı gurur tabloları. Tiksinç değil mi? Sana benzemeyeni hunharca ezme isteği! Sana benzeyenden üstün olma dürtüsü! Doymamazlık…
Şu doğurduğum muhteşem yaratığa bak tıpkı babası, dedesi, amcası, dayısı.”
Şu minik ellere bak aynı ben, aynı halası, anneannesi, teyzesi.”
Oğlum tam bir akıl küpü, dayısına çekmiş.”
Övgüler, övgüler, övgüler. Burnu büyük iki ayaklı muhteşem gurur abideleri. İyi-kötü, zalim-merhametli, akıllı-deli, güzel-çirkin. Alt ve üst sınırlar belirlenmiş ve bu çizginin arasında insani değerler oluşturulmuş. İnsanoğlunun bir vicdan ortalaması var yani, iyiliğinin bir ortası, aklî dengesi, güzelliğin bir ölçüsü. Afrika’da altın arayan adamla, Güney Amerika’nın tarla süren çiftçisiyle, Avustralya’nın yerlisiyle, kapı komşumuzla bu bizi öyle benzer kılıyor ki. Ne kadar yabancı gelse de sana, Japon kadınla Ortadoğulu bir erkeğin sayılamayacak kadar çok benzerliği var. Hollandalı çiftçiyle ortak bir kaygıya sahipsin. Rengin farklı ama kurnazlığın aynı, gözleriniz birbirine benzemiyor fakat hayatta kalma arzunuz birbiriyle yarışır, dilini anlamıyorsun buna rağmen üreme ihtiyacın örtüşüyor. Başarı hırsın ister İstanbul’da ister New York’ta yaşa aynı. Akıllı, zeki, güzel, başarılı, sosyal, konuşkan, sevecen, uyumlu olman söylendi ve sen başkalarında da aynı özellikleri arayıp duruyorsun, olmazsa kendine benzetmek için hırpalamak senin görevin. Ezmek insanın fıtratında mı var?

SORGU YARGICININ AŞAĞILAMALARI
Franz Werfel’in 1928’de yayımlanan “Mezunlar Günü” romanında başkalarına benzemediği için

Homeros'tan 'İlyada'

Edebiyat tarihini başlatan “İlyada” destanı üzerine, iki bin yılı aşkın süredir filozoflar ve yazarlar çok şeyler yazdı; her okuyan nesil kendine başka bir Homeros buldu destanın içinde.


Savaş alanıdır tüm dünya
William Shakespeare “Size Nasıl Geliyorsa” komedisinde bütün dünyanın sahneden ibaret olduğunu söyler: “Tümüyle bir sahnedir yaşam / Erkeklerle kadınlarsa, hepsi birer oyuncu.” Shakespeare’in dünya görüşünü herhalde en iyi yansıtan sözleri bunlardır. Bu sözleri Homeros’a uyarlarsak, koca ozan büyük bir olasılıkla “Tüm dünya bir savaş alanıdır / kadınlarla erkekler de savaşçı” derdi. Edebiyat tarihini başlatanİlyada (Homeros, Can Yay., Azra Erhat, A. Kadir 622 s.) destanı üzerine, iki bin yılı aşkın süredir filozoflar ve yazarlar çok şeyler yazdı; her okuyan nesil kendine başka bir Homeros buldu destanın içinde. Bugün savaşın, göçlerin, adaletsizliğin ortasında biz de kendi destanımızı buluyoruz Homeros’ta.
Homeros İlyada’da kendi çağından yaklaşık beş yüz önce yaşanmış Truva savaşını anlatır ama satırlara yansıyan aslında kendi çağıdır. Tunç çağında bilinmeyen demir silahlarla kuşanmıştır savaşçıları; savaş gemileri de Minoen uygarlığından çok sonralarına ait olabilecek yapıdadır.
Savaşlar neden çıkar karmaşık bir sorudur her zaman. Troya savaşında da savaşların çıkış nedeni ardında gizlenen ikiyüzlülüğü çok iyi anlatır Homeros. Savaşın ilk başta nedeni Akha kralı Meneleos’us güzel karısı Helene’nin Troyalı Prens Paris tarafından kaçırılmasıdır. Bunun üzerine Akhalılar Helene’yi geri almak üzere büyük bir ordu toparlayıp Girit, Trakya ve Anadolu’ya saldırırlar. Bir kraliçenin kaçırılması olayı, her çağda olacağı gibi, savaşa yol açacak güçte bir nedendir fakat İlyada’da, savaşın gerçek nedenleri de dile getirilir: bunlar, değerli maden yatakları, kendilerininkinden daha gelişmiş bir uygarlığın ürünleri, köle olarak kazanılacak kadınlar ve hazinelerdir. Aslında Meneleos’un onurunu kurtarmaktan çok öte amaçları olduğu hiç gizlenmez.

KAHRAMANIN TRAJEDİSİ
Azra Erhat, İlyada’nın iki katlı bir sahne olarak okunması gerektiğini söyler. Bir bakıma aşağıdakiler ile

Nigel Smith'ten 'Nathalia Pissurat'


Kötü espriler yapma baba!

İngiliz yazar Nigel Smith’in kaleme aldığı, Türkçe yayın hakları YKY’ye verilen, Nathalia Pissurat serisinin yeni kitabı tuhaf sürprizlerle dolu. Kızını durmadan mahcup eden bir babanın yarattığı duyguları gülmece penceresinden gösteren kitap, çocuğun babasıyla çatışmalarını sevimli bir dille aktarıyor. Kitabın seslendiği yaş grubundakiler komik kitaplardan hoşlanıyor, hayata farklı gözlerle bakan kurguları daha çok seviyor. Gazetecilik de yapan, komedi programı yapımcısı Nigel Smith’in kaleme aldığı Nathalia Pissurat ve Bütün Zamanların En Utanç Verici Seyahati, güldürürken düşündüren, itiraz taşıyan sorgulayıcı bir metin.
Bedava Tatil!
Babanız, Nathalia’nın babası gibi acayip pantolonlar giyse, gülünç şapkalar taksa, dişleri vampire benzese, tuhaf bir aksanla konuşsa, kötü espriler yapsa, sürekli yolunu kaybetse, davranışlarıyla sizi durmadan utandırsa ne yapardınız? Nathalia (Nat), babasıyla arkadaşlarını tanıştırmaya bile çekiniyor, çünkü onun kıracağı potlardan çok korkuyor. Noel oyuncaklarının içine konan esprileri yazma işinden para kazanan bu tuhaf baba, bir arkadaşının evinde bedava Fransa tatili yapacaklarını söylediğinde Nathalia sevinsin mi üzülsün mü bilemiyor. Fakat bu gezi için ufak bir ayrıntı var. Kalacakları evin çatısını aktarmaları, döşeme tahtalarını onarmaları, sıcak su kazanını tamir etmeleri, alt katını boyamaları, üst katı duvar kâğıtlarını değiştirmeleri, pencereleri elden geçirmeleri, çimenleri biçmeleri, araba yolunu asfaltlamaları, birkaç ağaç dikmeleri ve evdeki hayaleti kovalamaları

Romanda Estetik Kalkışma-2


Cengiz Gündoğdu’nun editörlüğünde, otuz dört yazardan kurulu araştırma ekibinin yoğun çalışması sonucunda oluşmuş ortak bir eser “Romanda Estetik Kalkışma- 2...” 594 sayfa, deyim yerindeyse “tuğla” gibi bir kitap...
Geçen yıl ilk cildi yayımlanmıştı “Romanda Estetik Kalkışma’nın. Kitabın ikinci cildi ise “Kurtuluş Savaşı,

Sezen Aksu “Eksik Şiir” kitabı “Eksik şiir İkinci kitap” adıyla tekrar yayımladı.


Sezen Aksu’dan “Eksik şiir İkinci kitap”

Metis Yayınları, Sezen Aksu’nun 2006 yılında yayımladığı “Eksik Şiir” kitabının ikincisini “Eksik şiir İkinci kitap” adıyla yayımladı.


1975'ten 2006’ya kadar kaleme aldığı şarkı sözlerinden bir seçkiyi içeren ilk kitabın ardından “Eksik şiir İkinci Kitap” hazırlandı.

Bu kitapta 2006'dan sonra yazdıklarının yanı sıra, henüz yayınlanmamış, bestelenmemiş sözler de yer alıyor — bir de ilk kitapta gözden kaçan ama vazgeçilmez olan eski tarihliler bulunuyor. 

Kitabın önsözünde, Sezen aksu şöyle diyor: 

25 Kasım 2016 Cuma

Tüm zamanların en iyi çocuk kitapları



kitap okuyan çocuklarImage copyrightTHİNKSTOCK
Bugüne kadar İngilizce yazılmış en iyi çocuk kitapları hangileridir?
Dünyanın her tarafından onlarca edebiyat eleştirmenine sorarak bu sorunun yanıtını bulmaya çalıştık. 10 yaş altı çocuklar için İngilizce yazılmış en iyi kitapların listesini yapmalarını istedik. 151 kitabın adı geçti. Bunlar içinde en fazla tekrarlanan 11

13 Ekim 2016 Perşembe

DÜNYAYI KİM YÖNETİYOR (NOAM CHOMSKY)

II. Dünya Savaşında rakiplerinin çoğu savaş nedeniyle zayıf düşmüş veya tamamen yok olmuşken ABD savaştan çok büyük yarar sağladı. Ulusal sınırları içinde hiç saldırıya uğramadı ve üretimi üç katından fazlasına ulaştı. Dünya zenginliğinin gerçek anlamda %50 sine sahip oldu.DÜNYAYI KİM YÖNETİYOR (NOAM CHOMSKY ile ilgili görsel sonucu



DÜNYAYI KİM YÖNETİYOR (NOAM CHOMSKY)
TİMEALEM  /  (Özet: A.İmran Bostancıoğlu)

ABD DIŞ POLİTİKASININ TEMEL HEDEFLERİ

     II. Dünya Savaşında rakiplerinin çoğu savaş nedeniyle zayıf düşmüş veya tamamen yok olmuşken ABD savaştan çok büyük yarar sağladı. Ulusal sınırları içinde hiç saldırıya uğramadı ve üretimi üç katından fazlasına ulaştı. Dünya zenginliğinin gerçek anlamda %50 sine sahip

4 Eylül 2016 Pazar

Dostoyevski _ Budala

Dostoyevski _ Büdala ile ilgili görsel sonucuGerçekten de, diyelim, varsıl olmak, iyi bir aileden gelmek, eli yüzü düzgün olmak, fena bir eğitim almamış olmak, aptal olmamak, hatta iyi yürekli olmak, ama aynı zamanda da hiçbir yeteneği, hiçbir özelliği, hatta hiçbir tuhaflığı olmamak; kendine özgü hiç bir düşüncesi olmamak, tümüyle ve

2 Ağustos 2016 Salı

Sakın kabuğunu kırma! genişlet...

- Bazen kendimi Goethe'nin Homunculus'u gibi bir cam kabuk içinde mahpus sanıyorum...
Huzur
Zannetme ki, sana kabuğunu kır! diye cevap vereceğim... O zaman dağılırsın! Sakın kabuğunu kırma! genişlet... ve kendine mal et, kanınla işle ve canlandır. Kabuğun kendi derin olsun...
Sakın kabuğunu kırma! genişlet...

E-Kitap - E-book :kitap özetleri, kitap özeti, yeni çıkan kitaplar, romanlar, hikayeler, biyografiler, kitap oku, bedava kitap

21 Temmuz 2016 Perşembe

Kızlarıma Notlar "Çizgi" Ahter Kutadgu




E-Kitap - E-book :kitap özetleri, kitap özeti, yeni çıkan kitaplar, romanlar, hikayeler, biyografiler, kitap oku, bedava kitap

21 Haziran 2016 Salı

Kafamda Böcekler Var/Yazı Hali - Yunus Günçe

Kafamda Böcekler Var/Yazı HaliAydınlanma; insanoğlunun en büyük buluşu olan yazıyla başladı. Ortak bir değerin toplumun her kesiminin anlayabileceği bir dille yazılması ve okunabilmesi, isyanın yanında toplumsal adalet kavramını getirdi.

8 Haziran 2016 Çarşamba

İtiraflar/ Kanae Minato



Japon polisiye yazarı Kanae Minato'nun, yayımlandığı dönemde büyük ilgi gören ve 2010'da Tetsuya Nakashima'nın yönetmenliğinde Öğretmenin İntikamı adıyla filmleştirilen İtiraflar’ı, biraz gecikmeli de olsa Türkçeye çevrildi. Roman, ilk bakışta Japonya'ya özgü ögeler, daha doğrusu yerellik içeriyormuş gibi görünse de hayli evrensel bir temaya sahip. Zaten Minato'nun en

Cenk Gündoğdu'nun Harap adlı ikinci şiir kitabı Kırmızı Kedi etiketiyle


[Haber görseli]
İlk kitabı Issız ile Metin Altıok ve Arkadaş Z. Özger ödüllerine değer görülen, geçtiğimiz günlerde Radyonun İçindekiler adlı tiyatromuzda mültecileri ele alan oyunu İstanbul Şehir Tiyatroları'nda izleyiciyle buluşan Cenk Gündoğdu'nun Harap adlı ikinci şiir kitabı Kırmızı Kedi etiketiyle raflarda.
“bu kitap sana öldürülen korkusuz çocuk/ gençliğin kardeşi sesi güneşli şenlik/ bir uzun bozlakta kısa kederli ağızda/ dar sokakta geniş bir cümleyle hayata çağlayan/ kralın katı kemikleri ve haydutlara inat/ taze büyük yepyeni renklerle yaşayan” dizeleriyle açılan kitap, iktidar olgusu ile güç ve o gücün etkileşim sahasını uzun soluklu şiirle irdelerken “egemen”liği güncel ve evrensel çağrışımlarla ele alıyor.
En küçük ilişkilerde, iki kişi arasında başlayan ve insanın varlığından beri hüküm süren bu iktidar olgusunu

Karşılaşmalar / Aysel Sağır kitap özeti, yeni çıkan kitaplar

‘Şimdi, deneyimsiz bir çocuktur!’

Aysel Sağır’ı yazdığı kitap eleştirileriyle tanıyoruz. Geçtiğimiz yıl, "Bizi Güneşe Çıkardılar" adlı yakın tarih çalışmasıyla okuyucuyla tanışan Sağır, bugünlerde "Karşılaşmalar" ile okuyuculara bir kez daha merhaba dedi.



[Haber görseli]Bir deneysel edebiyat metni olan "Karşılaşmalar" on dokuzuncu yüzyıl yazarlarının ve onların roman karakterlerinin bugündeki hallerini -yer yer mizahi-, dokunaklı halleriyle betimliyor. Tabii bu hallerin yaşadığımız ülke gerçekleriyle çoka ilgisi bulunuyor. Sağır’la kitabını konuştuk
-Metnini deneysel diye nitelendirebilir miyiz? Bildiğim kadarıyla gazetecilik yaptın. Konuşurken en periyodik okumalarımı “gazetecilik yaptığım yıllarda yaptım” da dedin. Karşılaşmalar'a gerek gazeteciliğinin gerekse iyi bir okur olmanın katkılarını anlatabilir misin?
- Çalışmamı, nasıl bir çerçeveye oturtmak gerekir bilemedim ama edebiyatın unsurlarını içinde barındırması itibariyle deneysel demek daha doğru olur. Anakronik olması, bilinç akışı unsurlarını içinde barındırması, karakterler ve olay örgüsü etrafında gelişen durumlar… En önemlisi de çoklu diyebileceğimiz son(lar)la

Hiçkimse'nin Anısı / Günhan Kuşkanat

'Yaşadıkça öğrendim; umut tehlikelidir'

On bir yıl önce ilk kitabıyla Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü'nü alan ama daha sonraki kitaplarında romana yönelen Günhan Kuşkanat bu kez de “Hiçkimse'nin Anısı” ile okuyucuyla buluştu. Yine huzursuz bir hikâye anlatan Kuşkanat'la geçen on bir yılı, yeni romanı ve huzursuzluğunu konuştuk...


[Haber görseli]- Siz öyküyle başladınız, ilk öykü kitabınızla da Cevdet Kudret Ödülü’nü aldınız ve sonra romanla devam ettiniz. Türler arası ayrım yapacak değilim elbette ama insan gelinen süreci de düşünmeden edemiyor…
- Yazmaya ilk kalkıştığımda küçük ‘an’ yazıları ve sonrasında öykülerle başladım, evet. Böyle yazmanın daha kolay olduğunu sandığım için. ‘Koskoca’ bir ‘roman’ işine kalkışacak cesaretim yoktu. Sonra anladım ki aslında bir öykü kitabı oluşturmak, belki de bir roman yazmaktan daha zor bir uğraş. Bir öykü kitabında yazdığınız her

Türkiye’nin Pop Müziği/ Uğur Küçükkaplan

‘Müzik bilmeyen müzisyenler(!) ortalığı sardı’

Uğur Küçükkaplan’ın kitaplarından ilki “Arabesk”ti. İkincisi de yakın zamanda yayımlanan “Türkiye’nin Pop Müziği”nin müzikle ilgili herhangi bir çalışma yapmak isteyenler için kılavuz olduğunu söylemek gerek. Bu bakımdan, her iki kitabın da, amacına ulaştığını gösteriyor. Küçükkaplan’la kitabı üzerine söyleştik.


[Haber görseli]- Kitap müzik tarihi, dünya ve Türkiye’deki müzik pazarına dair, teknik ya da sosyolojik yönden “derinleşmemiş” olarak eleştirilse ne düşünürsünüz?
- Bir çalışmayı değerlendirirken dikkat edilmesi gereken iki temel unsur var: Bunlardan biri, ortaya koyduğu teknik ve teorik bilgilerin genel niteliği. Diğeri ise bu bilgileri hangi yaklaşımla nasıl bir düşünsel zemin üzerinde ele aldığı ve dayandığı argümanlarla hangi sonuca vardığı. Hayatın her alanında olduğu gibi müzikte de

Efendi ve Aşim Köprü ve Ötesi Mührün Sırrı

Neslihan Akbaydar'ın yeni kitabı: Efendi ve Aşim Köprü ve Ötesi Mührün Sırrı

Neslihan Akbaydar'ın yeni kitabı 'Efendi ve Aşim Köprü ve Ötesi Mührün Sırrı', Fantastik Kitap'tan çıktı.



[Haber görseli]Tarihte bilinen tüm fantastik kahramanlar bir amaca hizmet ederler. Kimileri dünyayı ele geçirmek için kötülüğe hizmet ederken, kimileri de dünyayı yok olmaktan kurtarmak için kötülerle mücadele ederler. Biz ise bu kitapta yalnız ama yalnız gerçeklere hizmet ediyoruz.
Öylesi gerçekler ki bunlar, ezber bozduracağız. Bunu nasıl mı yapacağız? Her şeyden önce öyle ince detaylara girdik ki bu kitapta fantastik kalıplarına örtülü bir gerçeklik kattık. Öylesi bir gerçeklik ki bu, adı anılsa ürpeririz

İrem Uzunhasanoğlu’nun ikinci kitabı “365

[Haber görseli]
Kısa bir süre önce ilk kitabı “Gitme, Gül Yanakların Solar” adlı anneannesinin mübadele anılarından kurguladığı romanıyla okuyucularla tanışan Uzunhasanoğlu, bu kez yurt dışında çok popüler olan bir tarzı ilk kez Türkiye’de derleyip “365”adıyla piyasaya çıkarttı.
Yazar, yazmak isteyen ama nereden başlayacağını bilmeyenler için yol gösterici bir kitap olan “365”i  İngiliz Dili

“Gözyaşı Konağı” geriye dönüşlerle gelişen bir roman

'Yalnızı arayıp soran, merak eden, hatırlayan olmaz'

“Gözyaşı Konağı” geriye dönüşlerle gelişen bir roman. 1800’lerin sonunda yaşanan olaylara dayanan romanda Halid Ziya ve çağdaşlarının tadı var. Olayların kuruluşu, kahramanların davranışları o romanları anımsatıyor. Şebnem İşigüzel, romanın gelişimini daha çok başkahramanının anlatımlarına dayandırmış.



“1876 yılı baharında gayrımeşru bebeğimi doğurmak üzere evin erkeklerinden habersiz Büyükada’ya gönderildim” diye başlıyor Şebnem İşigüzel’in “Gözyaşı Konağı”.
1876 hareketli bir yıl. 14 Şubar’ta Alexander Graham Bell telefonu icat etmiş. 30 Mayıs’ta Abdülaziz tahttan indirilip yerine V. Murat geçiyor. 4 Haziran’da Abdülaziz ölmüş. İntihar ettiği söylense de öldürüldüğü iddiaları da var. 31 Ağustos’ta akıl sağlığı yerinde olmadığı anlaşılan V. Murat tahttan indirilip yerine II. Abdülhamit geçecek.

Lazistan’a Yolculuk/ Nikolay Marr

Lazistan neresi, Lazlar kim?

25 Aralık 1864’te Kutaisi’de doğan; Rus-Sovyet Doğu araştırmaları ekolünün önemli araştırmacılarından olarak kabul edilen Nikolay Marr, yaklaşık yüz evvel Doğu Karadeniz’de Lazların yaşadığı bölgelere yaptığı dilsel yolculuğu anlattığı “Lazistan’a Yolculuk” isimli çalışmasıyla bir dönemin tarihine ışık tutuyor.



[Haber görseli]Nikolay Marr’ın yardımcısıyla yaptığı yolculuktaki ilginç anektodlar, bölge insanının sosyal ve siyasal yapısına dair de önemli bilgiler sunuyor. Yüzyıl önceki idari sınırlar içerisinde bugün; Rize ve Artvin sınırları içerisinde yer alan ve Lazlar’ın kadim zamandan beri yaşadığı; Pazar (Atina), Ardeşen (Artaşeni), Fındıklı (Viçe), Arhavi (Arkabi), Hopa (Hope) ve Çamlıhemşin ilçelerindeki köylere ve yerleşimlere uğrayarak hem Lazca konuşan toplumu tespit etmek, Lazca’nın en iyi nerede konuşulduğunu anlamaya çalışmak hem de orada yaşayan insanların

5 Mayıs 2016 Perşembe

Dans Ediyor Bir Hane / Orçun Türkay

Orçun Türkay, bundan önce yazdıklarıyla farklı bir yer edindi kendisine edebiyatımızda. Peri Masalları, Zavallı, ardından 2011'de gelen Belkıs, Cevat ve Ne İdüğü Belirsizler... Hepsi kendine has bir kalemden çıktığını bağıran verimlerdi. Bunun yanında yazın bakış açısını genişleten, özellikle de anlatım imkânları üzerine yeniden düşünmemizi sağlayan

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Kitap Önerileri

Bilim ve teknoloji konularına ilgiliyseniz Seçin Yayıncılık'tan derlediğimiz bu ayın kitap önerilerine göz atmayı unutmayın. Ayrıca bu kitaplardan bir tanesini kazanma şansınız da var!


Ayın Kitap Önerileri
Bilim ve teknoloji konularına ilgiliyseniz bundan böyle her ay yapacağımız kitap önerilerine göz atmanızda fayda var. Seçkin Yayıncılık'tan derlediğimiz kitap

1 Mayıs 2016 Pazar

Yıkım'a Giden Adam - Alfred Bester kitap özetleri, kitap özeti



Yıkım'a Giden Adam - Alfred Bester
24. yüzyılda, evrenin en güçlü adamlarından biri olan Ben Reich, yetmiş yıldır adı bile duyulmamış bir suç işlemeye karar verir: Cinayet. Esper adı verilen zihin okuyucuların, daha düşünce halindeyken suçları engellediği bu dünyada, Reich'ın amacına ulaşması

Bir Uzay Efsanesi - Arthur C. Clarke


Bir Uzay Efsanesi - Arthur C. Clarke
Ay'da ortaya çıkarılan bir bilinmezlik;
Bu keşfin açtığı ufuklar öylesine engindir ki...
İlk kez güneş sisteminin derinliklerine insanlar gönderilir. Ama bu insanlar, hedeflerine

Kadın yazarların keşfi ve tarihe iadesi

Kadın yazarların keşfi ve tarihe iadesi

Muriel Rukeyser’in kaleme aldığı “Costa Brava”, İspanya İç Savaşı’nın olduğu kadar, onunla birlikte romanın kahramanı Helen’in kendini ve dünyayı keşfinin belgesel özellikler taşıyan kurmaca anlatısıdır. Bu anlamıyla bir kendini gerçekleştirme (Bildungsroman) olarak kabul edilebilir.

[Haber görseli]“Devrim’i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak.” Edebiyat tarihine geçmiş bu roman cümlesi, yazarlar, yayıncılar, editörler ve eleştirmenlerle birlikte Ursula LeGuin’i sadakat ve tutkuyla seven okurlar açısından da

Azgın Mevsimler / Raymond Carver

Huzursuzluğun hikâyesi

Raymond Carver, “Azgın Mevsimler” adını taşıyan kitabındaki öykülerin tamamında ikili ilişkiler üzerine gidiyor. Carver'ın yakından baktığı yer kadın ve erkeğin aşama kat etmiş birliktelikleri. Elinde bir büyüteçle üzerine eğilmiş, çiftlerin neyin peşinde olduklarını anlamaya çalışıyor yazar.
[Haber görseli]Raymond Carver'ın öykülerini okuduğumda ilk sorduğum soru şu oluyor: Burada anlatılmaya değer olan ne? Bunu hemen görmekte zorlanıyorum. Carver, burada ne bulmuş ve neden bu ânı kendisinden ayırdedilemeyecek binlercesinden

Mezbaha 5 - Kurt Vonnegut kitap özetleri, kitap özeti


Mezbaha 5 - Kurt Vonnegut
Tüm zamanların en büyük savaş karşıtı romanlarından Mezbaha 5'te, Dresden bombardımanı merkezinde bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz.
Billy Pilgrim beceriksiz bir zaman gezgini; nereye gideceğini kontrol edemiyor ve

Mesaj - Carl Sagan kitap özetleri, kitap özeti


Mesaj - Carl Sagan
Ellie daha önce yüz kere yaptığı gibi uçağın penceresinden aşağı bakıp Dünya'nın böyle 14 kilometre yüksekten uçan ve bizim gibi gözlere sahip bir dünya dışı yaratıkta

Karanlığın Sol Eli - Ursula K. Le Guin kitap özetleri, kitap özeti

 

Karanlığın Sol Eli - Ursula K. Le Guin
Karanlığın Sol Eli, dünyamıza çok benzeyen Kış adlı bir gezegende geçer. Bu gezegende yılın en sıcak zamanlarında bile yarı-kutup iklimi yaşanır ve tüm sakinleri çift cinsiyetlidir (androjen). Cinsel kimliğin bir statü ya da güç aracı olarak

Otostopçunun Galaksi Rehberi - Douglas Adams


Otostopçunun Galaksi Rehberi - Douglas Adams
Tamamen sakin bir hayat yaşamak, hayatına temel yaşamsal fonksiyon olarak soğuk bira ve güzel çay içmek kavramını oturtmak isteyen, kendi halinde, üstelik fazlasıyla