Translate

Deliler Kasabası

10 Mayıs 2011 Salı

Kitap Özetleri - Askeri Ve Siyasi Anılarım

Askeri Ve Siyasi Anılarım



KİTABIN ÖZETİ :



Foça’nın küçük bir köyü olan Bağarası’nda dünyaya gelen Org. Sabri YİRMİBEŞOĞLU, kısa bir süre sonra Foça’ya ailesi ile beraber yerleşir. Onun dünyaya geldiği yıllar Türk toplumunun çağdaşlaşma gereksinimleri olan ilke, inkılap ve yeniliklerin uygulanmaya başladığı yıllardır. (Latin harflerin kabulü, şapka devrimi, tekke ve zaviyelerin kapatılması) Aynı zamanda bütün cihana karşı kazanılmış zaferin ekonomik olarak vermiş olduğu hasarın hissedildiği, bütün toplumun bu hasarı en derinden hissettiği, yokluğun her türlüsünün var olduğu zamandır. T.C. bu ekonomik sıkıntıyı her türlü yöntemlerle (denk bütçe, sıfır enflasyon vb.) halletmek için çaba içerisindedir.



Askerlik mesleğine karşı ilgisi daha çocuk yaşlarında başlar. Bunda biraz da öğretmenlerinin etkisi vardır. Öğretmenlerinin her öğrencisi ile yakından ilgilenmeleri, öğrencilerinin ilgi sahalarını keşfetmeleri onun bu özelliğinin açığa çıkmasında muhakkak etkisi olmuştur. Bu ilgi ve isteğini ortaokul ikinci sınıfta iken uygulamaya geçirmiş. Bunun için Foça’daki alayın alay komutanı da elinden gelebilecek imkanları kendisinden esirgememiştir. Bin bir güçlükle o hep hayalini kurduğu askerlik mesleğine ulaşabilmek için 13 yaşında tek başına Konya’da bulunan Kuleli Askeri Lisesi’ne gider. Uygulanan imtihanın her türlü aşamasından birincilikle geçer. Çocuklarını okutabilmek ve iyi bir eğitim aldırabilmek için askeri okullar dar gelirli aileler tarafından tercih edilmektedir. Askeri ortaokulun bitimini müteakip eğitim ve öğrenimine devam edebilmek için Bursa Işıklar Lisesi’ne katılır. Bursa Işıklar Askeri Lisesi 1985 yılında kurulmuş Türk toplumuna yüzlerce general, yüzlerce subay kazandırmıştır. 1945 senesi ikinci dünya harbinin bittiği dünyanın yeni bir çehre ile tanıştığı yeni sistem ve teknolojilerin kullanılmaya başladığı bir zaman ABD Japonların üzerinde denediği atom bombası nükleer savunma silahlarının başlangıcı olmuştur. Aynı zamanda Japonların yakın tarihine damga vurarak Japonların kalkınmalarını ve ilerlemelerini kamçılamıştır. Genç Türkiye Cumhuriyeti 2 nci Dünya Harbine girmemiştir ama dünya ekonomik krizlerini aynen hissetmiştir. Kaynaklarını harbe girebileceğini hesap ederek seferber etmiş, bunun faturası ekonomiye ağır olarak yansımıştır. O dönemde en basit zaruri ihtiyaçlar dahi karneye bağlanmıştı. Tek parti CHP değişmez başkan ve milli şef İsmet İNÖNÜ yönetiminde idi. Daha önce Mustafa Kemal Atatürk tarafından çok partili sistem denenmiş fakat gerici hareketler ve toplumsal olaylar yüzünden tekrar tek partili sisteme dönüş yapılmıştır. 1945 senesi içerisinde İsmet İNÖNÜ meclis konuşmalarında çok partili sisteme dönülmesi gerektiği işaretlerini vermeye başlamıştır. Bununla birlikte 1946 senesinde Celal BAYAR başkanlığında Demokrat Parti kuruluyor. Müteakiben üçüncü parti olarak kurulan Milli Kalkınma Partisinin siyasi tarihimizde herhangi bir etkisi olmamıştır. O dönemde günümüzdeki iletişim araçları mevcut olmadığı için her türlü gelişmeler yazılı basın tarafından topluma iletilmektedir. Çok partili sisteme geçişin temelindeki gaye toplumumuza demokrasi ortamını ve bilincini yerleştirebilmekti. D.P. bunun için kurulmuş ama zamanla amacından uzaklaşmış ve 27 Mayıs askeri müdahalesi ile son bulmuştur. Kurulduğu anda açıkladığı programı CHP’nin programına çok benziyordu. Müteakip zamanlarda parti kendisini popilist politikalara kaptırarak halkın büyük bir kısmının desteğini kazanmış. DP henüz teşkilatlanmasını tamamlayamadan CHP baskın bir seçime götürüyor. Seçimler CHP’nin üstünlüğü ile sonuçlanır. Ama seçimlerin tarafsız yapılmadığına dair bir sürü iddia ortaya atılır. CHP’nin iktidarı döneminde 2 nci Dünya harbinin vermiş olduğu ekonomik sıkıntı toplumu oldukça zorlamış bu da DP’nin faydasına gelişmiştir.



1946 senesinde Org. Sabri YİRMİBEŞOĞLU askeri liseden mezun olmuş ve Ankara Kara Harp Okuluna başlamıştı. Genel Kurmay Başkanı Org. Kazım ORBAY Harp Okulunu 3 yıla çıkarttırırken Eğt. kalitesi de aynı şekilde yükseltilmiştir.



Siyasi hayatımızda çok partili döneme geçişin işaretleri olarak CHP mecliste Milli şef, değişmez lider unvanlarını kaldırtıyordu. 1947 senesinde DP ilk büyük kongresini yapıyordu. Aynı sene içerisinde okul dışında din eğitimine müsaade kanunu çıkarılıyor. Bu kanun ileride kuran kurslarının yurdun her tarafında açılıp ehil olmayan kişiler tarafından kullanılmasını sağlayacaktı. Sürekli laik söylemlerde bulunan CHP iktidarı buna sebebiyet verdi. 30 Ağustos 1948 senesinde harp okulundan mezun olan devam eder. 9 ay piyade tekamül kursu ve 3 ay NBC kursu için oraya gelmiştir.



O dönem partiler dini kullanmanın ucuz bir propaganda ve yandaş toplama yöntemi ön plana çıkartmışlardır. Özellikle 1949 yılında mecliste Arapça ezan okunması hadisesinden sonra dinin kullanıldığı açıktan hissedilmiştir. Türkiye’nin Nato’ya kabul edilmesi DP parti iktidarına nasip oldu. Kominizim iktidar partisi tarafından büyük bir tehlike olarak addedilip buna yönelik karşı tedbirler ortaya çıkarılıyordu. Hatta rakipler saf dışı edilmek için kominist suçlaması ile karşı karşıya bırakılıyordu. 1950 senesinde yapılan seçimler DP iktidarının büyük bir zaferi ile sonuçlanıyor. DP icraatları boyunca dış politikada tutarlı bir yol izlemiş olup, Kore’ye birlik gönderme, Kıbrıs anlaşmaları, Nato’ya girişimiz bir başarı olarak kendini göstermiştir. DP iktidarının ilk yıllarında memleket kalkınma işaretleri göstermiştir. Biraz şans biraz da teşvikle özellikle tarımda yaşanan üretim artışı ihracata soluk aldırmıştır. DP arkasına almış olduğu toplumsal desteği bir süre sonra kötüye kullanacak ve devletin kuruluşlarıyla karşı karşıya kalacaktır. Özellikle personel görevlendirmelerinde keyfi hareketler (kendi düşüncelerine yakın insanlar) dikkati çekmektedir. TSK da bu davranışlardan nasibini almıştır. Ordunun çeşitli komutanlık kademelerine haksız atamalar hiyerarşik düzeni bozmuştur. Bu personel arasında git gide büyük bir hoşnutsuzluk yaratmıştır. Parti 1955-1960 seçimlerinde de iktidara büyük bir halk desteği ile gelmiştir. Uygulanan adam kayırma ve kendi düşüncelerine yakın insanları hak edip etmediğine bakmaksızın önemli yerlere görevlendirilmesi onun ve kadrosunun 27 Mayıs ihtilali ile sonunu hazırlamıştır. 30 Ağustos 1950 senesinde Org. Sabri YİRMİBEŞOĞLU Cumhurbaşkanlığı Muhafız Kıt’asında ilk görevine başlıyor.



DP muhalefette iken kendisine yapılan haksızlıkları iktidarda iken CHP’den kat kat çıkartmak için uğraş veriyordu. İktidarda iken devletin yayın organları ve güçleri DP iktidarına hizmet ediyordu. DP iktidarı döneminde yapılan harcamalar bütçeyi aşma noktasına gelmiştir. İlk defa dış borçlanma DP iktidarı döneminde gerçekleşmiştir. Kıbrıs sorunu Türk ve Rum toplumunun Kıbrıs adası üzerinde beraber yaşamaları ve eşit haklara sahip olması şeklinde aşılmaya çalışılmıştır. Yönetim aynı oranlarda liderlerle temsil edilme şeklinde kendini göstermiştir. Daha sonra Rum lider tarafından bu anlaşma tanınmayarak Kıbrıs’ta Türk katliamı başlatılmıştır. Bu olaylar Türkiye’de iktidar kavgalarının en şiddetli olduğu döneme denk getirilmiştir.



Anlatımlarda TSK personelinin maddi olarak çektiği sıkıntı sık sık dile getirilmektedir. 27 Mayıs sabahı Albay Alpaslan TÜRKEŞ Ankara Radyosundan tüm Türkiye’ye ihtilali bildirmiştir. Müteakip günlerde milli birlik komitesi adı altında kurulan kurum yönetimi eline almıştır. 27 Mayıs haricinde kısa bir süre içerisinde daha başka ihtilal denemeleri yapılmış fakat başarılı olunamamıştır. Adnan MENDERES idama mahkum edilip infazı gerçekleştirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti bu dönemde istiksarsız yönetimlerle vakit kaybına uğramıştır. Parti menfaatleri ülke menfaatlerinin üzerinde tutulmuş, şahsi menfaat ve çıkarlar uğruna Türkiye Cumhuriyeti vakit kaybına uğramıştır. Bu tür hadiseler dış ilişkilerde ülkenin ulusal kayıplara uğramasına neden olmuştur.