Translate

Deliler Kasabası

5 Mayıs 2011 Perşembe

Çarpık İlişkilere Mizahi bir Yaklaşım 'Gerizekalılar'

Çarpık ilişkilere mizahi bir yaklaşım

Türk edebiyatının genç kalemlerinden Gökay Akın, ilk romanı 'Gerizekalılar' ile okurlarla buluştu. Dikkat çekici isimiyle raflardaki yerini alan kitapta ,yazar dışlanmış kimseleri ve onların toplumla geliştirmeye mecbur oldukları çarpık ilişkileri okuyucuya mizahi bir dille anlatıyor.


Genç yazar Gökay Akın, günümüz Türkiye’sinde yaşanmış gerçek bir olayı, eşine az rastlanır bir hayal gücüyle harmanladığı ilk romanı Gerizekalılar’da, dışlanmış kimseleri ve onların toplumla geliştirmeye mecbur oldukları çarpık ilişkilerini okuyucuya mizahi bir dille anlatıyor.

Deli Mahmut ve kuzeni Osman, karlı bir kış gecesi akıllarına gelen şeytani bir fikirden yola çıkarak, televizyon kahramanı ve aynı zamanda tüm memlekette dişiliğe yabancı erkeklerin cinsel miti Banu Billur ile yatma hayalleri kurar ve maceraya atılırlar.
Romanın sonunda okura ‘’Gerizekalı olan kim, ötekiler mi, yoksa toplum mu?’’sorusunu başarıyla sordurtan roman, cehaletin kol gezdiği kasaba ve köylerde televizyonun tutsağı insanlara, toplumun zaaflarından yararlanan iletişim sektörüne, çocuklara uygulanan aile içi şiddete ve kadınları yok sayan erkek egemen topluma bir öz eleştiri niteliğinde…
Kitabında siyasi partilerin seçim propagandalarına, polis şiddetine göndermeler yapan yazar, bu durumdan kormadığını dile getiriyor.Akın konuyla ilgili şunları dile getirdi: Gizli bir şeyi açığa çıkarmış olsam, kim bilir, korkardım belki. Ama ne siyasi partilerin seçmen üzerinde denedikleri metotlar, ne de polisin göstericilere uyguladığı ‘orantısız güç kullanımı’ gizli ve yeni. Herkesin gözü önünde yapılıyor bu saydıklarım. İşte Iğdır’daki çök-kalk olayı; ciltler dolusu kitap yazılması gereken bir hadise. Polisin parkta bira içiyor diye bir genci öldüresiye dövmesi keza… Korkulanın başa geldiğini sanıyorum.
'Gerizekalılar' ismi ile amacının paranoya yaratmak olmadığını söyleyen Akın, "Birilerini kızdırmak değil. Kişiye ya da kuruma yönelik özel bir saldırı amacı da gütmüyorum. Bağırmak istiyordum: ‘’Gerizekalılar!’’ Çıkıp Taksim'de bağıracağım, deli diyecekler. Bari bunu bir edebiyat eseriyle yapayım, dedim, ‘’çocuk ne anlatmak istemiş, bir okuyalım’’ olsun.