Translate

Deliler Kasabası

3 Mayıs 2011 Salı

Agatha Christie : On Küçük Zenci ve Mavi Trenin Esrarı

On Küçük Zenci

Çizgi roman polisiye klasikleri serisinin beşinci kitabında iki Agatha Christie klasiği daha: On Küçük Zenci ve Mavi Trenin Esrarı.
Sekiz kişi zengin bir adam ve karısı tarafından Devon açıklarındaki Zenci Adası’na davet edilir. Adada bir de misafirlere hizmetle yükümlü karı-koca çift vardır. Davetliler çeşitli yaşlardan, çeşitli sosyal sınıflardan insanlardır. Birbirlerini tanımazlar, evsahibini tanıdıklarını sanırlar. Adanın kara ile tek bağlantısı onları getiren teknedir. İlk akşam güzel evde odalarına yerleşir, mükellef bir yemek yerler. Yemeğin ardından salonda toplanırlar. Uşak Rogers bir plak koyar, bir ses onları geçmişlerindeki cezasız kalmış cinayetlerle suçlar. Mr. Owen/Anonim’in adaletten kaçtığını söyledikleri arasında uşak ile hizmetçi de vardır. Ve ardından ölümler başlar...


NTV Yayınları'ndan çıkan, ölümlere ve biblocukların kaybına yol gösteren tekerleme On Küçük Zenci çocuğun ölümünü anlatır. Bu tekerleme çerçevelenmiş olarak her odada asılıdır, biblocuklar da yemek odası masasında durur. Cinayetler, tekerlemeye mümkün olduğunca uydurulur. Bu durum doğaüstü bir kaçınılmazlık etkisi yaratır, adaya hapsolan karakterler kaderlerinden kaçamayacaklarını hissederler.

On küçük zenci yemeğe gitti;
Biri boğuldu, sayıları Dokuz’a indi.
Dokuz küçük zenci geç saate kadar oturdu;
Biri fazlaca uyuyunca sayıları Sekiz oldu.
Sekiz küçük zenci gezmeye gitti;
Biri oraya yerleşti, geriye kaldı Yedi.
Yedi küçük zenci odun kesmeye kalktı;
Biri kendini kesti, sayıları oldu Altı.
Altı küçük zenci bir kovanla oynadı.
Eşek arısı soktu birini, sadece Beş tane kaldı.
Beş küçük zenci mahkemenin yolunu tuttu;
Biri temyize gidince, sayıları Dört oldu.
Dört küçük zenci denize açılalım dedi;
Birini balık yutunca sayıları Üç’e indi.
Üç küçük zenci hayvanat bahçesindeyken;
Ayı kucakladı birini, İki tane kaldı hemen.
İki küçük zenci güneşte oturmaya kalktı;
Biri kavrulup gitti, geriye Bir tanecik kaldı.
Bir küçük zenci tek başına kalınca;
Gitti kendini astı...
Ve geriye hiç kimse kalmadı.