Translate

Deliler Kasabası

28 Ekim 2011 Cuma

Mao Zedong - Seçme Eserler Cild: I ebook Online kitap oku

8. SİYASİ PROPAGANDANIN YAYGINLAŞTIRILMASI


On bin hukuk ve siyaset bilim okulu açılmış olsaydı, köylük bölgelerin en uzak köşelerindeki kadın erkek, genç ihtiyar bütün halka köylü birliklerinin bu kadar kısa zamanda verdiği siyasi eğitimi verebilir miydi? Sanmıyorum. "Kahrolsun emperyalizm!", "Kahrolsun savaşağaları!" "Kahrolsun yiyici memurlar!", "Kahrolsun yerel zorbalar ve mütegallibe!"; bu siyasi sloganlar hızla yayılmış, birçok köydeki genç, ihtiyar, kadın ve çocuk herkese ulaşmış, zihinlerde yer etmiş ve dillerden

düşmemiştir. Örneğin, oyun oynayan çocuklara bakın. Biri ötekine kızıp dik dik bakacak ya da ayağını hırsla yere vurup yumruğunu sallayacak olursa, ötekinin hemen "Kahrolsun emperyalizm!" diye bağıran tiz sesini duyarsınız.


Siangtan bölgesinde sığır otlatan çocuklar birbirleriyle kavgaya tutuşacak olsalar, biri Tang Şengçi, diğeri ise Ye Kaysin[44] olur. Biri yenilip de kaçmaya, diğeri ise onu kovalamaya başlayınca, kovalayan Tang Şengçi, kaçan ise Ye Kaysin'dir. Hemen hemen her şehir çocuğu "Kahrolsun Emperyalist Devletler" şarkısını söyleyebiliyor. Birçok köy çocuğu da artık bu şarkıyı öğrenmiştir.


Bazı köylüler de şimdi Dr. Sun Yatsen'in vasiyetnamesini ezbere okuyabilmektedirler. Köylüler bu vasiyetnameden "özgürlük", "eşitlik", "Üç Halk İlkesi" ve "adil olmayan anlaşmalar" gibi kavramları almakta ve bunları eksik de olsa günlük hayatlarında uygulamaktadırlar. Eşraftan [sayfa 63] biri, yolda köylünün biriyle karşılaşınca, yol vermek istemeyip de onun onurunu kıracak olsa, köylü öfkeyle, "Bana bak yerel zorba, sen Üç Halk İlkesini bilmiyor musun?" diye bağırmaktadır. Eskiden Cangşa dolaylarında sebze yetiştiren köylüler ürünlerini satmak için şehre geldiklerinde polis tarafından tartaklanırlardı. Şimdi köylülerin artık bir silahı var; bu silah, Üç Halk İlkesidir. Polis, sebze satan bir köylüye vuracak ya da küfredecek olsa, köylü hemen Üç Halk İlkesine sığınarak cevap vermekte ve polisi susturmaktadır. Bir keresinde, Siangtan'da bölge köylü birliği ile kasaba köylü birliği anlaşamadıklarında kasaba köylü birliği başkanı "Kahrolsun bölge köylü birliğinin öne sürdüğü adil olmayan anlaşmalar!" diye bağırmıştı.


Siyasi propagandanın köylük bölgelerde yayılması tamamen Komünist Partisinin ve köylü birliklerinin başarısıdır. Basit sloganlar, afişler ve söylevlerin etkisi köylüler arasında o kadar yaygın ve çabuk oldu ki, her birinin siyasi bir okulda eğitim gördüğü söylenebilir. Köylük bölgelerde çalışan yoldaşların verdiği raporlara göre, siyasi propaganda üç büyük kitle gösterisi sırasında, yani İngiliz aleyhtarı gösteri, Ekim Devriminin kutlanması ve Kuzey Seferi zaferi için düzenlenen kutlama töreni sırasında çok yaygındı. Bu olaylardan dolayı siyasi propaganda, köylü birliklerinin olduğu her yerde çok yaygın bir şekilde yürütülmekte, bütün köylük bölgeleri harekete geçirmekte ve büyük bir etki uyandırmaktaydı. Bundan sonra, bu basit sloganların içeriğinin gittikçe zenginleşmesi ve anlamlarının açıklığa kavuşması için her fırsattan yararlanılmalıdır.





9. KÖYLÜLERİN KOYDUĞU YASAKLAMA VE KISITLAMALAR


Köylü birlikleri, Komünist Partisinin önderliğinde köylük bölgelerde hâkimiyetlerini kurar kurmaz, köylüler sevmedikleri şeyleri yasaklamaya ya da kısıtlamaya başlamaktadırlar. [sayfa 64] Oyun, kumar ve afyon içimi en sert biçimde yasaklanan üç şeydir.


Oyun. Köylü birliklerinin güçlü olduğu yerlerde macong,[7*] domino ve kağıt oyunları tamamen yasaklanmıştır.


Siangsiang'ın 14. Bölgesindeki köylü birliği, iki sepet dolusu macong takımını yakmıştır.


Köylere giderseniz, bu oyunlardan hiç birinin oynanmadığını görürsünüz; yasağa uymayanlar hemen şiddetle cezalandırılmaktadır.


Kumar. Bir zamanların en azılı kumarbazları şimdi kendileri kumarı yasaklamaktadırlar. Oyunlar gibi bu illet de köylü birliklerinin güçlü olduğu yerlerde ortadan kalkmıştır.


Afyon içimi. Bu konudaki yasak çok sıkıdır. Köylü birliği, afyon çubuklarının teslim edilmesini emrettiğinde, hiç kimse en küçük bir itirazda bulunamamaktadır. Liling ilinde afyon çubuklarını teslim etmeyen mütegallibeden biri tutuklanıp köy köy dolaştırılmıştır.


Köylülerin "afyonkeşleri silahsızlandırma" kampanyası, Kuzey Sefer Ordusunun Vu Peyfu ile Sun Cuanfang'ın[45] birliklerini silahsızlandırması kadar etkili bir şeydir. Devrimci ordudaki subayların afyonkeş olan ve çubuklarından vazgeçmeyen saygıdeğer babalarının birçoğu "imparatorlar" (mütegallibe, alay ederek köylülerden böyle söz ediyor) tarafından silahsızlandırılmışlardır. "İmparatorlar" afyonun sadece yetiştirilmesini ve içilmesini değil, alım-satımını da yasaklamışlardır. Baoçing, Siangsiang, Yusien ve Liling yoluyla Guycov'dan Ciangsi'ye gönderilen afyonun büyük bir bölümüne yolda el konulmuş ve yakılmıştır. Bu ise hükümet gelirlerini etkilemiştir. Sonuç olarak, Kuzey Seferindeki ordunun para ihtiyacını göz önüne alan eyalet köylü birliği, daha alt kademedeki köylü birliklerine "afyon sevkiyatı üzerine konulan yasağın bir süre ertelenmesi" emrini vermiştir. Ancak bu emir, köylüleri [sayfa 65] kızdırmış ve hoşnutsuzluk yaratmıştır.


Köylüler bu üçünün yanı sıra, daha birçok şeyi yasaklamış ya da kısıtlamışlardır; bunların bazı örnekleri şunlardır:


"Huagu". Adi bir tiyatro oyunu; çok yerde yasaklanmaktadır.


Tahtırevan. Birçok ilde, özellikle Siangsiang'da tahtırevanlar parçalanmıştır. Tahtırevanları kullanan kimselerden nefret eden köylüler, bunları her gördükleri yerde parçalamak istiyorlar, fakat köylü birlikleri, köylülerin bu hareketini yasaklamaktadır. Köylü birliğinin temsilcileri köylülere "Tahtırevanları parçalayacak olursanız, bu sadece zenginlerin paralarını harcamamalarına ve taşıyıcıların işlerinden olmasına yarar. Bu, halkımız için zararlı değil midir?" demektedirler. Köylüler sorunu kavramış ve yeni bir taktik bulmuşlardır: Zenginleri cezalandırmak için taşıyıcı ücretlerini büyük ölçüde artırmak.


Alkollü içki ve şeker yapımı. Alkollü içki ve şeker yapımı için tahıl kullanılması her yerde yasaklanmıştır; içki ve şeker yapımcıları bu durumdan sürekli olarak sızlanmaktadırlar. Hengşan iline bağlı Futienpu'da içki yapımı yasaklanmamıştır, ama fiyatlar çok düşük belirlendiğinden, kâr etme olanağı bulamayan şarap ve içki satıcıları bu işi bırakmak zorunda kalmışlardır.


Domuzlar. Domuzlar tahıl tükettiğinden, bir ailenin besleyebileceği domuz sayısı sınırlandırılmıştır.


Tavuklar ve ördekler. Siangsiang ilinde tavuk ve ördek yetiştirilmesi yasaklanmıştır. Fakat kadınlar buna karşı çıkmaktadır. Hengşan İline bağlı Yangtang'da her ailenin sadece üç, Futienpu'da ise sadece beş tavuk ya da ördek beslemesine izin verilmektedir. Birçok yerde ördek yetiştirilmesi tamamen yasaklanmıştır, çünkü ördekler sadece tahıl tüketmekle kalmayıp, çeltiğe de zarar vermekte ve bu konuda tavuklardan da zararlı olmaktadırlar.


Şölenler. Büyük şölenler genellikle yasaklanmıştır. Siangtan iline bağlı Şaoşan'da konuklara tavuk, balık ve domuz olmak üzere sadece üç çeşit et yemeği verilmesi kararlaştırılmıstır. [sayfa 66] Bambu filizleri, deniz yosunu ve mercimek yemeği sunulması da aynı şekilde yasaklanmıştır. Hengşan ilinde şölenlerde sekiz tabaktan fazla yemek çıkarılmaması kararlaştırılmıştır.[46] Liling ilindeki 3. Doğu Bölgesinde sadece beş kap yemeğe, 2. Kuzey Bölgesinde sadece üç kap ete, üç kap sebze yemeğine izin verilmekte, 3. Batı Bölgesinde ise Yeni Yıl şölenleri tamamen yasaklanmaktadır. Siangsiang ilinde aslında fazla tantanalı olmayan bütün "yumurtalı kek şölenleri" yasaklanmıştır. Siangsiang'ın 2. Bölgesinde bir ailenin oğlunun düğününde "yumurtalı kek şöleni" verilince, yasağa uyulmadığını gören köylüler, evin içine doluşarak töreni dağıtmışlardır. Siangsiang iline bağlı Ciamo kasabasında halk pahalı yemekler yememekte ve atalarının ruhuna sadece meyva adamaktadır.


Öküzler. Öküz, köylülerin en değerli malıdır. "Bu dünyada öküz kesen, öteki dünyada öküz olur" lafı dinsel bir kural haline gelmiştir denilebilir; öküzler asla kesilmemelidir. Köylüler, iktidarı ele geçirmeden önce sadece dinsel yasaklara başvurabiliyorlardı ve ellerinde öküz kesimini yasaklayabilmek için hiç bir olanak yoktu. Köylü birliklerinin güçlenmesiyle birlikte, yetkileri, sığır kesimini de kapsayacak biçimde genişlemiş ve kasabalarda sığır kesimini yasaklamışlardır. Siangtan il merkezindeki altı kasap dükkânından beşi kapanmıştır, geriye kalan biri ise sadece zayıf ve işe yaramaz öküzleri kesmektedir. Sığır kesimi Hengşan ilinin her yerinde tümüyle yasaklanmıştır. Örneğin, bir köylü, bacağı kırılmış öküzünü köylü birliğine danışmadan kesmeye cesaret edemedi. Çuçov Ticaret Odasının dilediği gibi inek kestirmesi üzerine ise köylüler, kasabaya gelerek açıklama yapılmasını istediler; Ticaret Odası para cezası ödemek ve ayrıca havai fişekler atarak özür dilemek zorunda kaldı.


Serseriler. Liling ilinde çıkarılan bir kararnameyle Yeni Yıl eğlenceleri, yerli ilahlar için ilahiler ve «lotus türküleri» söylenmesi yasaklandı. Bunlar bazı daha başka illerde de yasaklanmış ya da bu gibi törenlere artık hiç kimse [sayfa 67] katılmadığından kendiliğinden ortadan kalkmıştır. Bir zamanlar aşırı derecede saldırgan olan "zorba dilenciler" ya da "serseriler" denilen kimselerin şimdi köylü birliklerine boyun eğmekten başka çareleri kalmamıştır. Eskiden Siangtan ilinde Şaoşan'da, Yağmur Tanrısı tapmağında yuvalanan ve kimseden korkmayan serseriler, köylü birlikleri kurulduğundan beri ortalıkta görünmez olmuşlardır. Aynı ilin Huti kasabasında, köylü birliği, bu serserilerden üçünü yakalayarak tuğla ocaklarına kil taşıttırmıştır. Yeni Yıl şölenleri ve armağanlarıyla ilgili savurgan gelenekleri yasaklayan kararnameler de çıkarılmıştır.


Bunların yanı sıra çeşitli yerlerde daha birçok küçük yasaklama da konulmuş, örneğin Liling'de veba tanrısını yatıştırmak için tütsü ayinleri yapılması, adak olarak reçel ve meyva sunulması, Ruhlar Şenliği sırasında kutsal kağıt elbiseler yakılması ve Yeni Yılda şans dileyen afişlerin yapıştırılması yasaklanmıştır. Siangsiang ilindeki Guşuy'da nargile içmek bile yasaklanmıştır. 2. Bölgede, havai fişek ve tören tüfeği atmak yasaklanmıştır; birincisi için 1,20 yuan, ikincisi içinse 2,40 yuan para cezası kesilmektedir. 7. ve 20. Bölgelerde ölüler için dinsel ayinler yapılması yasaklanmıştır. Bu gibi yasaklar oldukça yüksek bir sayıya ulaşmıştır ve bütün bunlar genellikle köylülerin koyduğu yasaklar olarak nitelenebilir.


Bu yasaklar iki bakımdan çok büyük önem taşımaktadır. Birincisi, bunlar oyun, kumar ve afyon içimi gibi kötü toplumsal alışkanlıklara karşı bir başkaldırmayı yansıtmaktadır. Bu alışkanlıklar toprakağası sınıfının kokuşmuş siyasi ortamından kaynaklanmakta ve bu sınıfın hâkimiyeti yıkılınca da bir kenara itilmektedirler. İkincisi, bu yasaklar şehir tüccarlarının sömürüsüne karşı bir çeşit kendini savunma biçimi olmaktadır. Şölenlere ve adak olarak reçel ve meyve sunulmasına konulan yasaklamalar bu, ikinci türden yasaklardandır. İşlenmiş malların çok pahalı, tarım ürünlerinin ise çok ucuz olmaları sonucunda, köylüler aşın derecede yoksullaşmakta ve tüccarlar tarafından acımasızca sömürülmektedirler; dolayısıyla kendilerini savunabilmek [sayfa 68] için insanları tutumluluğa özendirmek zorundadırlar. Bölge dışına tahıl gönderilmesinin yasaklanmasına gelince, bu yasaklama tahıl fiyatlarının yükselmesini önlemek amacıyla konulmuştur; çünkü yoksul köylülerin kendilerini beslemeye yeterli tahılları yoktur ve tahılı pazardan satın almak zorundadırlar. Bütün bunların nedeni, köylülerin yoksulluğu ve köy ile şehir arasındaki çelişmelerdir; yoksa sorun, köylülerin işlenmiş malları ya da sözüm ona "Doğu Kültürü Öğretisi"ni[47] uygulamak için şehir ile köy arasındaki ticareti reddetmesi değildir. Köylüler kendilerini ekonomik bakımdan koruyabilmek için, mal alımını kolektif olarak yapan tüketim kooperatifleri kurmalıdırlar. Ayrıca, köylü birliklerinin kredi kooperatifleri kurabilmeleri için, hükümetin de onlara yardımcı olması gereklidir. Bunlar yapılmış olsaydı, köylüler fiyatların düşük tutulması için ne tahıl ihraç edilmesini yasaklayacaklar, ne de kendilerini ekonomik bakımdan koruyabilmek amacıyla bazı işlenmiş malların köylere ithal edilmesini yasaklamak zorunda kalacaklardı.





10. EŞKIYALIĞIN ORTADAN KALDIRILMASI


Kanımca, Yu, Tang, Ven ve Vu Hanedanlarından Çing Hanedanı imparatorlarına ve Cumhuriyetin devlet başkanlarına kadar hiç bir hükümdar, eşkıyalığa son verilmesi konusunda bugün köylü birliklerinin gösterdiği cesareti gösterememiştir. Köylü birliklerinin güçlü olduğu yerlerde eşkıyalıktan en ufak bir iz kalmamıştır. Hatta birçok yerde sebze hırsızlığı bile ortadan kalkmıştır. Bazı yerlerde ise hâlâ hırsızlara rastlanmaktadır, ama bir zamanlar eşkıyaların cirit attığı yerler de dahil, gezdiğim illerde eşkıyaların izi bile yoktu. Bunun nedenleri şunlardır: Birincisi, yüzlerce köylü birliği üyesi, mızrak ve sopalarla her an harekete hazır bir durumda dere tepe her yere yayılmışlar ve haydutlara saklanacak yer kalmamıştır. İkincisi, köylü hareketinin başlamasından sonra tahıl fiyatları düşmüş [sayfa 69] (geçen baharda tahılın dan'ı[8*] altı yuan iken, bu kış sadece iki yuandı) ve yiyecek sorunu halk için eski ciddiyetini kaybetmiştir. Üçüncüsü, gizli derneklerin[48] üyeleri artık köylü birliklerine katılmışlardır; artık bu birliklerde açık ve yasal olarak kendilerini gösterebilir ve dertlerini dile getirebilirler. Dolayısıyla "Şan", "Tang", "Siang" ve "Şuy[49] gibi gizli örgütlenme biçimlerine artık gerek kalmamıştır. Yerel zorbaların ve mütegallibenin domuz ve koyunlarını keserek ve onlara ağır vergi ve para cezalan koyarak kendilerini ezenlere karşı duydukları nefreti dile getirmenin yollarını bulmuşlardır. Dördüncüsü, ordular çok sayıda asker aldığından, «başıbozuk» ların birçoğu orduya girmiştir. Böylece, köylü hareketinin başlamasıyla eşkıyalık illeti de sona ermiştir. Bu konuda zenginler bile köylü birliklerini onaylamaktadırlar. "Köylü birlikleri mi? Eh, doğrusunu söylemek gerekirse, yaptıkları iyi işler de var" demektedirler.


Oyunun, kumarın ve afyon içiminin yasaklanması ve eşkıyalığın ortadan kaldırılması konularında, köylü birlikleri genellikle destek görmüşlerdir.





11. AŞIRI VERGİLERİN KALDIRILMASI


Ülkemiz henüz birleştirilmemiş olduğundan ve emperyalistlerle savaşağalarının egemenlikleri yıkılmadığından, köylülerin üzerinden ağır devlet vergileri yükünü, daha açıkçası devrimci ordu harcamalarının yükünü alacak bir yol henüz yoktur. Bununla birlikte yerel zorbalarla mütegallibenin köy yönetimini ellerinde tuttukları sırada, mu başına konan ağır toprak vergileri gibi, köylülerin sırtına yüklenen aşırı vergiler de köylü hareketinin başlaması ve yerel zorbalarla mütegallibenin yıkılmasıyla birlikte kaldırılmış ya da en azından azaltılmıştır. Bu da köylü birliklerinin başarıları arasında sayılmalıdır. [sayfa 70] 



E-Kitap - E-book :kitap özetleri, kitap özeti, yeni çıkan kitaplar, romanlar, hikayeler, biyografiler, kitap oku, bedava kitap