Translate

Deliler Kasabası

15 Haziran 2011 Çarşamba

Küresel Düşler dönem ödevi, kitap özeti, kitap özetleri

KİTABIN ÖZETİ :



1. BÖLÜM :



Bugün Amerika dünyada otomobilleri, televizyonları ve aletleri ile değil, film, TV programı, video, plak, kaset ve CD gibi kültür ürünleriyle toplumları etkisi altına almaktadır. Örneğin; her kıtada, Dallas ve Cosby Show tekrar tekrar ekranlara gelmekte, 1990’ daki başarılı masal filmi Prety Woman gösterime girdikten birkaç hafta sonra, İsveç ve İsrail’ de tüm zamanların en çok izlenen filmi oluyordu.



Küresel eğlencenin izleyici kitlesinin bu denli büyük olması, bunun geleneksel ve yerel kurumların yerini alması ve insanlar arası etkileşimdeki köklü değişiklikleri yansıttığı yolundadır. Dünyanın hemen her yerinde geleneksel aile yapısı bozuluyor, yurttaşlık kavramı aşınıyor ve politikaya olan inanç azalıyor. Popüler kültür; eski devirlerde çocukları büyütüp eğitmeye yada politik, dinsel ve toplumsal etkinliklere yada zenaate, okumaya, kendini eğitmeye ayrılan zamanı emen bir sünger gibidir. Bugün bu etkinlikler artık modası geçmiş görünse de, politik kurumlar, bu etkinliklerin demokratik bir toplumun işleyişinde hala büyük önem taşıdığını vurgulamaktadır. Yine de, gittikçe artan bir biçimde film, video ve müzik aracılığıyla, ikinci elden yaşanan bu deneyimler, toplumsal yaşamın yerini almaktadır. Dünyanın pek çok yerinde, gençlerin tatmin edici roller üstlenmeleri güçleştikçe, ticari ses ve görüntüler bir kaçış yolu sunmaktadır.



Toplu tüketim amaçlı ürünler zaman kazanmaktan çok zaman geçirmeye yönelik olmaya başlamıştır. Sony’ nin kurucu ortağı ve ilham kaynağı Akio Morita zaman doldurma konusunda dünyanın en büyük mucitlerinden birisidir. Yeni eğlence aygıtları düşleyip önsezilerini saldırgan pazarlama yöntemleriyle test ederek dünya çapında bir elektronik devi yaratmıştır.



Büyük şirketler, kitle-iletişim şirketleri, genel ilgi alanlarına giren ticari kitapların yayımcılarını da satın almıştır. Güçlü iletişim becerisi olmayan hiçbir girişimin başarılı olamayacağı belirlenmiştir. Yayıncılık küresel bir sanayi haline gelmiştir. Yayıncılığın uluslar arası bir hale gelmesinin gerisinde bir dizi ekonomik ve politik gelişme yatar. Avrupa topluluğunun ekonomik bütünleşmesi nedeniyle alınan, Fransız ve İspanyol yayın yerleri arasında Avrupa' yı tek bir pazar olarak görmek için rekabet baskısı artmıştır. En büyük yayınevlerinin bile küresel düşünmek dışında pek seçenekleri yoktur.



2. BÖLÜM :



Çok eski dönemlerden beri değerli taşlar, fildişi ev eşyası, çoraplar, kaliteli kumaşlar ve özellikle varlıklı müşterilere yönelik diğer mallar çok uzak pazarlara ulaşmıştır. Ancak daha II. Dünya Savaşı yıllarında bile dünya nüfusunun büyük çoğunluğu yakınlarda; çoğunlukla da kendi arka bahçelerinde yetiştirilen ya da üretilen şeylerle yetinmek zorundaydı. Günümüzün endüstrileşmiş ülkelerinde ise pek az insan kendi yiyeceğini yetiştirmekte yada kendi giysilerini dikmektedir. İthal mallar hemen herkesin alımgücü dahilindedir.



Benetton. Philip Morris, Coca Cola ve diğer birkaç büyük şirketin dünya çapında marka geliştirmekteki başarıları, Homojen bir küresel tüketim toplumunun doğmakta olduğu izlenimi yaratmıştır. Heyecanlı pazarlamacılar zevklerin homojenleşmesini insanlığın büyük ilerlemelerinden biri olarak kutlamaktadırlar. Endüstrileşmiş ülkeler artık gelecek için umutlarını ve politik dengelerini, toplu tüketim ürünlerine yönelik dünya pazarının genişlemesine bağlamışlardır.



3. BÖLÜM :



Küreselleşme çağında yüz milyonlarca kişi iş için dünyanın öteki ucunda yaşayan insanlarla rekabet ettikleri gerçeğini fark etmiştir. Bu çok yeni bir durum değil, aksine New England’ daki tekstil fabrikası kasabalarının çöküşüne neden olan o dinamik sürecin devamıdır. Tekstil fabrikaları, gömlekçiler, dericiler ve ayakkabı yapımcıları daha ucuz sendikasız iş gücü arayışında 1920’ lerden başlayarak gruplar halinde güneye ve batıya yönelir, ve çoğu sonunda ülkeyi tümüyle terk ederken bir zamanların dengeli endüstriyel ekonomileri de sarsılır. Şu anda yenilik, endüstrinin dünya çapında ve gittikçe hızlanarak yapılanmasından başka bir şey değildir.



Dünyanın her tarafında yoksulluğa standart tepki, dünya pazarına yönelik daha çok mal ve hizmet üretmek şeklindedir. Ancak son yıllarda geleneksel ekonomik inançlar endüstrinin çevreyi mahvettiği konusunda gittikçe güçlenen bir bilinçle çatışmaktadır. Fabrikaların atık çıkarıp kirlilik yarattığını hiç kimse yadsımamaktadır. Endüstriyel kalkınmanın bedeli olarak ne ölçüde kirliliğin kabul edilebileceği ve toplu üretim ile toplu tüketimin sonuçlarıyla yaşamanın ekonomik, sosyal ve politik bedellerine kimin katlanacağı, genelde tüm çevre tartışmalarının konusudur.



Üretim tesislerinin coğrafi dağılımı dünyanın her yerinde işyerlerinde geniş kapsamlı değişikliklere yol açtı. Son yirmi yılda sendikaların gücü sürekli azaldı. Asıl önemlisi sermayenin sürekli hareket halinde olduğu küresel ekonomide, görece hareketsiz olan işçilerin çıkarlarını koruma gittikçe güçleşti. İşçiler tası tarağı toplayıp uzaktaki bir iş için ailelerini terk etmekte zorlansalar da, gittikçe daha fazlası bunu yapmak zorunda kalmaktadır. Öte yandan, sermayenin vatanı yoktur. Trilyonlarca dolar bir tuşa basmanızla dünyanın dört bir yanında hareket etmeye başlar.



4. BÖLÜM :



Bankacılık endüstrisinin yol aldığı çeşitli yönleri araştırmamızın ve incelememizin amacı, Finans Sektörünün küreselleşmesine rağmen bölgesel yönetimlerin sermaye akışlarını hala toplumların aile ve vatandaşların yararına düzenleyebilecek gücü ellerinde bulundurduklarını sergilemektir. Geleneksel para politikaları iki kuşak önceki hükümetlerin sermayeyi yönlendirmek için geliştirdikleri araçlar artık pekiyi işlememektedir. Bu işlevleri yeni küresel ortamda gerçekleştirebilmek için yeni yaklaşımlar gerekmektedir. Ne de olsa bankalar hala yasal güçlerinin kaynağı olan ve kredi sisteminin güvenilirliğini sürdürmek için gereksinme duydukları politik toplumların birer aracıdır.



5. SONUÇ :



Sonuç olarak bütünleşmiş bir dünyayı hedefleyen küreselleşme, küresel açmazın pençesinde bölünmüş bir dünya yaratma tehlikesindedir.



Küresel ekonomi tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’ de de, politikaları, çalışma yaşamını ve aileleri değiştiriyor, yaşamlarımızı biçimlendiriyor. Bu etkilerin sorumluları ise dünya çapında etkinlik gösteren birkaç yüz ekonomik girişimdir. Bir avuç dev şirket önderliğindeki bu ekonomik etkinlik sistemleri daha şimdiden hiçbir dünya imparatorluğu yada devletin başaramadığı ölçüde bir küresel bütünleşme gerçekleştirmiştir. Bu mücadelenin galipleri kanalıyla, küresel sistemi ve bunun dünyayı nereye götürdüğünü sosyal, politik ve ekonomik açıdan belirtmektedir.



Bütünleşmiş bir üretim sisteminin yarattığı işsizlik, neredeyse her mahalleye giren küresel ticari kültürün geleneksel toplumla çelişkisinin yol açtığı kimlik bunalımları, politik çalkantılar ve köktendinci tepkiler, kamu yönetiminin etkinliğini yitirmesi sonucu bozulan ekonomik dengeler bu bağlamda ele alınıyor.



“Küresel Düşler”, Avrupa Gümrük Birliğini imzalayarak küreselleşme yolunda bir adım daha atan Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor ve çarpıcı analizleriyle bu yolda geleceğe ışık tutuyor.

kitap özetleri, kitap özeti, kitaplar, yeni çıkan kitaplar, romanlar, hikayeler, biyografiler, kitap oku, bedava kitap