Translate

Deliler Kasabası

20 Ağustos 2011 Cumartesi

Mihri Belli kitapları

Mihri Belli kitapları



Yunus Emre´den Bıll Gates´e

Yunus Emre, bundan yedi yüz küsur yıl önce söylemişti; bu dünyadaki karaların, denizlerin, dağların, ovaların bütün insanlığın ortak malı olduğunu ve kendisini de bir insan olarak elinde bir karış toprağın tapusu olmamasına karşın, bütün dünyanın mülkiyetinde hissedar bulunduğunu ilan etmişti. Richard Stallman, bilgisayar teknolojisi uzmanları arasıda bir efsane kahramanı. Bilgisayar teknolojisinde Logiciel´i kod kaynağını, yani üretim sırrını ilk bulan araşıtrmacı. Daha ilk günden, bu yeni buluşların patentini almayı reddetmiş ve bu yoldan para kazanmak aklının kenarından bile geçmemiş olan kişi. Şimdi Bill Gates, dünyanın en zengin milyarderi. Stallman´ın ise ne evi var ne de arabası. Ama, o ilk günlerdeki gibi coşku içinde mücadeleyi sürdürüyor. Bilgisayar alınanında işi bezirganlığa döken Bill Gates gibi günahkarlarla savaşıyor.

Hapishaneden Çizgiler

... "Ve o zaman mutsuzduk. Hey gidi güzel günler" adlı sergi, bu çizimlerin ve öykülerin ekseninde gelişiyor. Çizimlerin ve öykülerin kahramanlarıyla ilgili bazı fotoğraflar, belgeler, yerli ve yabancı televizyon kanallarının Mihri Belli ile yaptıkları görüşmelerin videoları, sergide yer alıyor.

Mihri Belli kitapları



Gerilla Anıları Yunan Iç Savasından
"Yunan kurtulus savasçilari ile halklarin özgürlük davasini benimsemis Türkler arasinda dostlugun bir gelenegi vardir. Bunun klasik örnegi, 19. yüzyil baslarinda Yunan Bagimsizlik Savasi'nin büyük ismi Kolokotronis ile Ali Farmakis arasindaki kan kardesligidir. Bu gelenegin bir devami olan Mihri Belli'nin degerli kitabinin, cuntalarin, yabanci koruyucularin, nükleer üslerin bulunmayacagi bir gelecekte, Türk-Yunan dostlugunun bir köse tasi olacagini umuyorum." -Marion Sarafis- "Olaylarin içinden gelen, trajediyi bizzat yasamis olan bir kimsenin tanikligi, kitabin... Güçlü ve samimi bir üslubun var... Ne denli trajik olursa olsun, özellikle hayatlarini feda edenler için, sagliklarini yitirenler için, ne denli acilarla dolu olursa olsun, bunca özverinin bosuna olmadigi yolundaki görüsünü paylasiyorum. Eserindeki ruh, mücadelenin tarihi anlami, yenilgiye ugrayan devrimin herseye karsin halklarin kaderi ve gelecegi için tasidigi anlam konusunda söylediklerine ben de katiliyorum... Yüregini genis tut yoldas!..." -Maneloas Nikolaidis-


Gurbetten Notlar

"Bütün yaşamını Türkiye´deki sosyalizm kavgasına adamış olan Mihri Belli´nin dünya ve ülke gelişmelerini devrimci bir perspektiften sorgulayan yazılarını derleyen "Gurbetten Notlar", aynı zamanda hızla gelişen yakın tarihle bir hesaplaşma... Bir yandan ´Yaratıcı Marksizm´ tartışmaya açılırken, öte yandan ´Türkiye Solu´nun sorunları, ve ´Reel Soslayizmin Bunalımı´ ele alınmakta, ´Kürt Devrimi´ irdelenmekte, ve bu bağlamda sol birliğin ve sosyalist bir partinin programatık içeriği tartışılmakta. ´Körfez Savaşı´ndan bu yana dünya politikası çözümlenirken, Avrupa, Küba, Meksika ve Bosna´daki gelişmeler de soldan bir bakışla ele alınmakta." (Arka Kapak)




Esas Hadise, O Kiraz Ağaçları

1940 yılında başlayan yolculuk... ´68 Eylemleri, Öğrenci Hareketleri, 12 Mart, Kızıldere, 12 Eylül ve... Türkiye Sosyalist hareketin bu onurlu isminden yakın arkadaşlarını ve yakın tarihimizi dinleyelim... Çünkü konuşan Türkiye Sol Hareketi´nin tarihidir... Bir başka gözle değil içeriden bir göz ve içeriden bir sözle 60 yıla yakın bir tarih... Türkiye´de Marksist Sol, TKP´nin Öyküsü derken yol Mustafa Suphi, Şefik Hüsnü, Reşat Fuad Baraner, Nazım Hikmet ve Hikmet Kıvılcımlı´ya kadar uzanıyor. 1940-1943 Yılları... Ruhi Su, Can Yücel, Cahit Külebi ve Ahmet Arif farklı bir zenginlik getiriyor... Deniz Gezmiş, Mahir Çayan ve Kızıldere... Ardından 12 Eylül ve Direniş Cephesi Girişimi, Avrupa gezileri ve görüşmeleri Yılmaz Güney, Eşber Yağmurdereli, Akın Birdal ve yakın tarihimize içeriden bir ayna tutuluyor... (Arka Kapak)
 
Mihri Belli kitapları



Esas Hadise, O Kiraz Ağaçları

1940 yılında başlayan yolculuk... ´68 Eylemleri, Öğrenci Hareketleri, 12 Mart, Kızıldere, 12 Eylül ve... Türkiye Sosyalist hareketin bu onurlu isminden yakın arkadaşlarını ve yakın tarihimizi dinleyelim... Çünkü konuşan Türkiye Sol Hareketi´nin tarihidir... Bir başka gözle değil içeriden bir göz ve içeriden bir sözle 60 yıla yakın bir tarih... Türkiye´de Marksist Sol, TKP´nin Öyküsü derken yol Mustafa Suphi, Şefik Hüsnü, Reşat Fuad Baraner, Nazım Hikmet ve Hikmet Kıvılcımlı´ya kadar uzanıyor. 1940-1943 Yılları... Ruhi Su, Can Yücel, Cahit Külebi ve Ahmet Arif farklı bir zenginlik getiriyor... Deniz Gezmiş, Mahir Çayan ve Kızıldere... Ardından 12 Eylül ve Direniş Cephesi Girişimi, Avrupa gezileri ve görüşmeleri Yılmaz Güney, Eşber Yağmurdereli, Akın Birdal ve yakın tarihimize içeriden bir ayna tutuluyor... (Arka Kapak)



İnsanlar Tanıdım Mihri Belli'nin Anıları

"Bu kitap yaşamöyküsü değil. Tarih de değil. Daha çok portre eskizlerinden oluşuyor. İnsanları anlatarak toplumu, o toplumda beni tuttuğum yola yönelten etkenleri anlatmaya çalıştım. Belli aşamalarda savunulan siyasi çizgiyi açıklayan yazı ve konuşmalar dışında kitaba belge alınmadı. Bu, arşivlerden yararlanarak çalışan tarihçilerin işi. İnsan faktörünün ön plana alınması bunu gerektiriyor." Milli Demokratik Devrim tezini ve emperyalizme karşı mücadelede geniş cephe politikasını savunan Mihri Belli, İnsanlar Tanıdım´da kişisel tarihini yazmakla Türkiye´nin tarihine, içinde yer aldığı Yunan İç Savaşı´yla da dünya tarihine tanıklık ediyor. (Arka Kapak)



Mihri Belli Nin Anıları

"Bu kitap bir yaşamöyküsü değil. Tarih de değil. Daha çok portre eskizlerinden oluşuyor. İnsanları anlatarak toplumu, o toplumda beni tuttuğum yola yönelten etkenleri anlatmaya çalıştım." "Bizim anı anlatmaktaki amacımız bambaşka. Türkiye emekçisinin ileri, ferah bir Türkiye`de başı dik, insanca bir yaşama kavuşması uğruna mücadeleye katılmadıkça yaşamanın bir anlamı olamayacağına inanan genç kuşaklardan insanlar var bugün ülkemizde. Onların, geçmişte, aynı esin ve duygularla, aynı hedefe yönelik olarak gücü yettiğince bir şeyler yapmaya uğraşmış olanları tanıması gerek. Kuşaklararası gönül bağını kurmamız gerek." "Büyük bir uygarlığa beşik olmuş bu bölgenin yeni uygarlıkların alanı olabilmesi için iki halkın birlik ve dayanışmasını savundum. Besbelli ki çağımızda Ege Denizi`nin iki yakasının birleşmesi, ne Osmanlı modeline uygun bir birleşmeyle ne de megalo ideanın gerçeklemesiyle olabilirdi. Bu, ancak, bu bölgeden emperyalizmi elbirliğiyle kovmuş olan bağımsız ve demokratik ülke halklarının özgür iradeyle gerçekleştirecekleri birlik olabilirdi." "Evet, o ajanı konuşturan Mustafa oldu. Kaplumbağalara acıyan aynı Mustafa. Köye hayrat çeşme yaptıran Irgat Mustafa. Ve bu öyküde Yunan halkının davasına ihanet eden kimse de, faşistlerin zorlamasına karşın köyünde kalmakta direnen, oğlunun savaş arkadaşlarını ağırlamak için ne yapacağını şaşıran, entarisini sıyırıp arı kovanını bozan, top mermisinin öyküsünü en olağan bir şeymiş gibi bize gülerek anlatan, oğlunun DO saflarında hem de subay olarak savaşmasından büyük gurur duyan köylü kadının, o güzel insanın öz oğlu. İç savaşın acıları yalnızca ölen insanlar, bombalanan köy ve kasabalar, yakılan ormanlardan kaynaklanmıyor." "Anadolu`da uluslaşma çağı gelip çatınca soy, kültür ve anadil değil, din belirleyici rol oynamıştır." (Arka Kapak)


Mihri Belli Nin Anıları

"1960`lı yıllarda Türkiye`de kurulu antidemokratik düzenin sınırlarını belirleyen çitler göğüslene göğüslene gerilere itildi ve demokratik özgürlükler alanı genişletildi. Başlangıçta `sosyalizm` sözcüğü bile yasaktı." "Belirtmenin gereği yok: Türkiye`de milli güçlere dayanmayan, onları temsil etmeyen bir iktidar ulusal sorunda demokratik bir politika izleyemez. Böyle bir politikayı ancak milli demokratik devrimi gerçekleştirmeyi, Türkiye`yi tam bağımsız ve gerçekten demokratik bir ülke katına yükseltmeyi kutsal amaç bilen, Türkiye toplumunda bütün ulusal güçlerin gerçek temsilcisi bir halk iktidarı yürütebilir..." "Bazı genç arkadaşlarda gizliliği idealize etme eğilimi var. Gizlilik (illegalite) belli koşullarda katlanılması zorunlu bir bela. Hiç de özenilecek bir yanı yok. Karşındaki güçler ağır basmış, seni yeraltına itebilmiştir. Sen de başka yolu olmadığından mücadeleyi oradan sürdürmek zorundasın. Nankör bir çalışmadır bu; iğneyle kuyu kazar gibi. Mücadelenin bir hedefi o durumdan kurtulmaktır; gün ışığına çıkabileceğin, yığınlara ulaşabileceğin demokratik ortamı yaratmaktır. Yani legalite uğruna mücadele, demokrasi mücadelesi." "Ama bu, yalnızca yaşadığımız tarihsel anın bir görüntüsüdür. Kapitalizm henüz insanı yüceltmeyi birinci amaç bilen insanların coşku ve yaratıcı ruhla kurduğu hakiki sosyalist toplumla karşılaşmadı. Bunun ütopya olduğunu iddia etmek insanlığın geleceğinden umudu kesmek olur. Çünkü kapitalist düzende insanlık için gelecek yoktur. Kapitalizmin çağımızın sorunlarını çözmek şöyle dursun bu sorunları belli bir andan sonra çözümsüz hale düşürdüğü ortadadır. Bütün bilimsel ve teknolojik ilerlemelere karşın kapitalizmin başarabildiği tek şey yoksulluğun en derinliklerine itilmiş büyük insanlık okyanusu ortasında tüketim toplumları denen adacıklar yaratmak olmuştur. hem de doğanın neredeyse onarılmaz şekilde tahribi pahasına, dünyamızın çölleştirilmesi, çöplüğe çevrilmesi pahasına." (Arka Kapak)



Mihri Belli Nin Anıları
E-Kitap - E-book :kitap özetleri, kitap özeti, yeni çıkan kitaplar, romanlar, hikayeler, biyografiler, kitap oku, bedava kitap