Translate

Deliler Kasabası

17 Aralık 2013 Salı

Farkındalıklı Yaşamın ve Affetmenin Önemi ‘Simurg’un Gözyaşları’nda...

 
Farkındalıklı Yaşamın ve Affetmenin Önemi Doktor Erkan Sarıyıldız’ın Yeni Romanı ‘Simurg’un Gözyaşları’nda...

İç hastalıkları Uzmanı Doktor Erkan Sarıyıldız, üretmeye, ulaşabildiği insanlara ışık tutmaya ve en önemlisi farkındalıklı yaşamı aşılamanın önemine inanarak başladığı yazarlık serüveninde ikinci kitabını yayınladı...

Sarıyıldız’ın 2011’in Aralık ayında okuyucularla buluşan kitabı ‘Simurg’un Gözyaşları’ inanç, niyet ve kararlılıkla insanların yaşamlarında değiştiremeyeceği hiç bir şey olmadığı teması üzerine kurulu.

20 yıla yakın tıp hayatının yanı sıra insan varlığının gücü ve yaşam farkındalığı üzerine kendini geliştiren Sarıyıldız’ın ‘yeniden doğuş öyküsü’ olan romanı, dört ana bölümden oluşuyor; Efsaneler Zamanı, Bilgelik Zamanı, Aşkın Zamanı ve Gerçeğin Zamanı.

‘Simurg’un Gözyaşları’, Efsaneler Zamanı’nda Persler döneminde Bahman adlı bir delikanlı, Bilgelik Zamanı’nda Orta Anadolu’da Galip adındaki bilge, Aşkın Zamanı’nda Bursa’da yaşayan Ermeni Markarit adında bir genç kız, Gerçeğin Zamanı’nda ise İstanbul’da Suna adlı bir mimarın kesişen hayatlarını konu alıyor.

Romanındaki dört ayrı zaman dilimini dünyasal yaşamdaki zaman boyutunun ruhsal seviyede dikey zaman algısında olduğunu belirtmek için kullanan yazar, lineer zaman olarak bilinen dün-bugün-yarın çizgisi üzerinde ilerlediği düşünülen zamanın ruhsal planda farklılığına dikkat çekiyor.

Kişilerin kendi güçlerinin farkına varması, güçlerini eline almaları gerektiği, niyet ve kararlılıkla her şeyi başarabilecekleri, korkularının aslında kendi yarattıkları tutsaklıklar olduğu, farkındalığa geçildiğinde hayatın tüm devinimlerinde kurban rolünden efendi haline geçilebileceği düşüncelerinden yola çıkarak yazdığı ‘Simurg’un Gözyaşları’nda yazarın altını çizdiği nokta ise affetmenin, kişisel özgürlüğü ve gücü kazanmakta en büyük etken olduğu.

‘Simurg’un Gözyaşları’nda yaşamlarımızın tüm süreçlerinin tasarlayıcısı, kontrolörü ve oynayanının insanın kendisi olduğunu anlatan Sarıyıldız ‘kurban’ rolünden ‘efendi’ rolüne geçmeyi öğrenmemiz gerektiğini vurguluyor ve kin duymanın insanların yaşamlarında kendilerine yapacakları en büyük kötülük olduğuna inanıyor.

Üniversite yıllarında Nietzsche ile tanışan Sarıyıldız, öğretilmiş, kurgulanmış dogmalarını yıkıp kendini, toplumdaki yerini sorgulamaya başladı. Tüm dinler tarihi, uzak doğu öğretileri, insan zihninin sınırlarıyla ilgili çalışmalar, gizemli olaylar derken herşeyin ardında yatan nedir'e sıra geldi.

Bir tarafta mekanizmalar, vücudun ince mimarisi ve etkileşimlerle ilgilenirken diğer tarafta kendini sadece hislerile ulaşılabilecek uçsuz bucaksız bir evrenle karşıkarşıya bulan Sarıyıldız, astral seyahat, telekinezi, telepati çalışmaları gibi pek çok gelişim süreçleri ile yeni evrene ilk adımını atmış bulundu.

Spiritüel rehberiyle tanışması ona farklı evrenleri, farklı enerjileri, geçmiş yaşamlarını nasıl açığa çıkarabileceğini ve Tanrı ile nasıl direk bağlantı kurabileceğini gösterdi. Bu süreçte uluslararası pek çok eğitime katılan Sarıyıldız, Kiara Windrider'ın "Aydınlanma Fenomeni" adlı kitabı ile yeni bir enerji Deeksha * ile tanıştı. Deeksha vericisi olma eğitiminden geçen Sarıyıldız’ın içinde bir şeyler doğmak için sabırsızlanıyordu. Günlük yazılar ve blogunda paylaştığı yazılarla belli bir okur kitlesi oluşturan Sarıyıldız insanlara ulaşma hayaline kavuştu. Kalıcılık adına önemli bir basamak olarak gördüğü ilk kitabı “Kendime Doğuşumun Güncesi”ni yayınlandı.

“Kendime Doğuşumun Güncesi”nde günümüzde yaşayan bir kahramanın, kendini bulma ve gerçeğini arama hikayesini analtıyordu. Kahramanın metaforik olarak merdivenlerle kendine ulaşma yolculuğunu anlatan ilk kitabından sonra okuyucular bu yolculuğu kendileri de yapmak istediler. İlk kitabının ardından ‘Kendine Doğuş Sınıfı’ atölye çalışmalarına başlayan ve üç aylık dönemlerle katılımcıların “ben” modelinin bir kenara koyup içlerindeki otantik taraflarıyla yüzleşmeleri ve gerçeklerini bulmalarını hedefleyen Sarıyıldız, buluşmalarda çeşitli süreçler, paylaşımlar, kişisel çalışmalar ile katılımcılara farkındalıklı yaşamın ilk çekirdeklerini entegre ediyor. Çalışmalarında meditasyon, geçmiş yaşam çözümlemeleri, ruhsal yüklerden arındırılma, affetme, yaratım atölyesi gibi bir çok tekniği harmanlayarak kullanan Sarıyıldız Deeksha enerjisinin transformatif yönünden faydalanıyor.

Deeksha: Yeni insan modeli denilen beşinci boyuta uyumlanmış insanların oluşturduğu bir topluma geçebilmek için dünyaya uyumlanan bir dönüşüm enerjisi. Sol beyin sağ beyin dengesini kurup eski düşünce paternlerinizin değilmesine sebep oluyor. Sarıyıldız’ın öğrencilerinde gördüğü en önemli değişim daha çok anda kalmayı başarmaları ve farkındalıklarının artması. Bu enerji eski kalıplardan korkulardan kurtulup gerçeklere ulaşma yolunda daha başarılı olmayı sağlıyor.


E-Kitap - E-book :kitap özetleri, kitap özeti, yeni çıkan kitaplar, romanlar, hikayeler, biyografiler, kitap oku, bedava kitap