Alıntılar
Yaşıyorum, dedi
delikanlıya, aysız ve kamp ateşsiz
bir gece, hurma yerken. Ve bir şey
yerken yemekten başka bir şey düşünmem, yürüdüğüm zaman da yürüyeceğim, hepsi bu. Savaşmak zorunda kalırsam, ölüm şu gün ya da bu gün gelmiş vız gelir. Çünkü ben ne geçmişte, ne de gelecekte yaşıyorum. Benim yalnızca şimdim var ve beni sadece o
ilgilendirir. Her zaman şimdide yaşamayı bilirsen, mutlu bir insan
olursun. Çölde hayat olduğunu,
gökyüzünde yıldızlar olduğunu ve insan
hayatının özünde bulunduğu için kabile
muhariplerinin savaştıklarını
anlayacaksın. O zaman hayat bir bayram, bir şenlik olacak, çünkü hayat yaşamakta olduğumuz andan ibarettir ve sadece budur.

Bir tüccar mutluluğun
gizini öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına
yollamış. Delikanlı
bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel
bir şatoya varmış. Söz konusu bilge burada yaşıyormuş. Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış:
Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş; dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masa
da varmış. Bilge
sırayla bu insanlarla konuşuyormuş ve bizim delikanlı kendi sırasının
gelmesi için iki saat beklemek zorunda kalmış. Delikanlının ziyaret nedenini dikkatle dinlemiş bilge, ama Mutluluğun Gizini açıklayacak zamanı olmadığını söylemiş ona. Gidip sarayda dolaşmasını, kendisini iki saat sonra
görmeye gelmesini salık vermiş. “Ama sizden bir ricada bulunacağım” diye eklemiş bilge, delikanlının eline bir kaşık verip sonra bu kaşığa iki damla sıvı yağ koymuş. "Sarayı dolaşırken bu kaşığı elinizde tutacak ve yağı dökmeyeceksiniz." Delikanlı sarayın merdivenlerini inip çıkmaya başlamış, gözünü kaşıktan ayırmıyormuş. İki
saat sonra bilgenin huzuruna çıkmış. "Güzel" demiş bilge. "Peki
yemek salonumdaki acem halılarını gördünüz mü? Bahçıvan Başı’nın yaratmak için on yıl çalıştığı bahçeyi gördünüz mü? Kütüphanedeki güzel parşömenleri fark ettiniz mi?" Utanan delikanlı hiç bir şey