Translate

Deliler Kasabası

9 Ocak 2015 Cuma

Nuri Pakdil – Büyük Sorgu / Klas Duruş / Kalem Kalesi


(1 – Büyük Sorgu)
büyük sorgu…zaten edebiyat da, çığlık çığlığa dolaşıp duran kendimizi “Gel bakalım hemşerim, nereye gidiyorsun yahu, kendine dön be!” sarsıntısıyla bulabilmenin bir tür pusulası değil midir?
*
“Cart!” : tembelliğin yanına gelen yeni bir tembelliği yırtmak hiç de kolay olmuyor …
*
…soluk soluğa kalıncaya kadar insan koşar.
*
Türkiye’deki insan vicdanlı olabilse, Rusya’daki insan da vicdanlı olabilir, Çin’deki de, İsveç’deki de, Cezayir’deki de, Arjantin’deki de, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki de, Kamboçya’daki de.
*
İnsanlar, Gerçeği, mutlaka öğrenmelidirler.
*
Herşeyin değerini –önem derecesi ne olursa olsun- daima onları yitirdikten sonra anlamışızdır.
*
Yönelişlerin en ayrıcalıklısı, insanın kendi vicdanına doğru olanıdır.
*
Garipliğe en yakın mesafe [doğrudur : garipliğe en yakın mesafe] : muhakkak devrim.
*
Saat Kudüs oldu.
*
Arınmış, temizlenmiş, herkesin hakkı verilmiş mülkiyet güzeldir kuşkusuz da, gene gene, çok ağır birşeydir.

*
(2 – Klas Duruş)
Tek tek kendi yazgımızı mı yaşayacağız, yoksa yazgılarımızın toplamından her birimize düşen parçayı mı yaşayacağız?
*
…bildiğim her şeyden sorumlu olmazsam, nasıl hak edebilirim yaşamayı?


…yollarında ilerleyebilmek için karıncaların inadı vardır ya… nasıl inat ederler ha…
*
İnsanın, kendi kendi olabileceği sessiz bir mekan, meğerse ne kadar önemliymiş!
*
Evlat acısı gibi yüreğine oturur devrilip giden günler,
*
…hayat cümle değildir, somut bir gerçekliktir;
*
…her anında seçimle karşı karşıya insan.
*
Ne durumda olursak olalım, bir müziğiz; insan, kendi sesini, daima, başkalarından önce işitir. Herkesin, kendince, bir çileye dayanabilme gücü de buradan gelir ya.
*
…uykunuzu tam alamadan yataktan fırladınız mı : toslayacaksınız mecburen birine; şu anda, siz en yakın olan kendiniz.
*
Anlamak fiilinden meşaleler yapılmalı : yeryüzünde birbirimizi görebilmek için.
*
İnsan, ancak, gizemli cümlelerle özgür olur.

klas duruş
*
(3 – Kalem Kalesi)
‘Benim siyasetim inancımdır, benim inancım siyasetimdir.’
*
Hayattan umudu çıkarınca umut kalıyor gene : hayatın İÇAĞACI.
*
Ruhunu şeytana satanları altalta yazsak, Nil kadar uzun bir liste çıkar.
*
Bir de : herhalükarda yüzgöz olmamalı uykuyla; yüzsuyu dökmeye de hiç gelmemeli; çık yataktan, uykusuz uykusuz oturmak daha da iyi : herşeyin fır döndüğü bir süreç bu : hızlı bir şeyleşme ki…
*
…yanmış bir dünya verilmişti bana. Kabul ettim. Herhalde başka bir dünya kalmamıştı bana verilecek…..
*
Süpürülmekten korktukları için her süpürgenin sapına yapışanları iyi ayırt etmeli.
*
Ülkenin hali yeryüzünün halinden daha da acı geliyor bana.
*
Üç yüz altmış dereceyi algılamadan yola çıkanın uzun süre dayanabileceğini sanmıyorum : yazmak, Ağrı’dan daha da ağır bir dağı yüklenmektir.
*
Doğrudur, aşınma acıdır.
Aşınan ayak topa vuramaz.
Aşınan beyin devrim yapamaz.
Aşınan aşık şık bir görüntü vermez.
Aşınan kumaştan güzel elbiseler dikilir mi?
*
Çiçek de, ağaç da toprakla bağıntıyı açıklayamıyor mu? Yani, birşeye tutunmayı demek istiyorum. Ben neye tutunuyorum şimdi? Yalnızca tutunmak da değil tabii sözkonusu olan; ya bu ağırlıkta ya da daha da ağır bir yaklaşımla beslenmek; varoluşumumu onunla sağlamak.
Durmamak. Sürekli olmak.
*
Her gün hayatı, bize şu anda bağışlanmış bir armağan gibi görebilirsek…….
*
Temel taşlarını yerinden oynatmadan mümkün mü devrilmesi karanlığın?
*
…mekan insanın zamanını mühürler.
*
Herhangi birşeye –bildiğimiz, daha önce gördüğümüz birşey diyelim buna da- ilk kez görüyormuşçasına bakmak bile bir yeni keşif olamaz mı?
kalem kalesi

E-Kitap - E-book :kitap özetleri, kitap özeti, yeni çıkan kitaplar, romanlar, hikayeler, biyografiler, kitap oku, bedava kitap