Translate

Deliler Kasabası

15 Ocak 2015 Perşembe

Bilimkurgu Türünde Bir Robinson Crusoe Hikayesi – Marslı


İnsanoğlunun en büyük zaafı, dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanması. Hatta bütün yiyecekleri, hayvanları ve doğayı kendine sunulmuş bir nimet sanıyor. Evren dediğimiz bütün içerisinde, kendisini diğer canlılardan ayrı tutuyor. Çevreyi istediği gibi kullanıyor. Yıkıyor, yok ediyor. Halbuki insanoğlu bu evrende zincirin sadece küçük bir parçası. Bunu reddederek aslında kendisine bir hapishane yaratıyor. İnsanın bu yanılgıdan kurtulması en büyük özgürlük. Tabii bu da tam olarak mümkün olmayabilir ama bu çabanın kendisi de bir özgürlük
Einstein...
 M A R S L I  kitabını okumanızı öneririm.
İnsanoğlunun en büyük zaafı, dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanması. Hatta bütün yiyecekleri, hayvanları ve doğayı kendine sunulmuş bir nimet sanıyor. Evren dediğimiz bütün içerisinde, kendisini diğer canlılardan ayrı tutuyor. Çevreyi istediği gibi kullanıyor. Yıkıyor, yok ediyor. Halbuki insanoğlu bu evrende zincirin sadece küçük bir parçası. Bunu reddederek aslında kendisine bir hapishane yaratıyor. İnsanın bu yanılgıdan kurtulması en büyük özgürlük. Tabii bu da tam olarak mümkün olmayabilir ama bu çabanın kendisi de bir özgürlük

Einstein...

Bu yazıdan sonra #marslı kitabını okumanızı öneririm.
Tavsiye edilir...
Delimideli Deliler


Hikaye, teknolojik gelişmeler alanında bir hayli yol katedildiği bir dönemde geçiyor. Dünyadan Mars’a insanlı keşif yolculukları yapılmaya başlanmıştır. Adamımız Mark, yıllar süren eğitiminin ardından bu yolculuklardan üçüncüsünde botanikçi ve mekanik mühendisi sıfatlarıyla görevlendirilir. Yolculuk vakti gelir ve gezegeni terk ederler. Başarılı geçen bir yolculuğundan ardından kızıl
gezegene ulaşırlar. Misafiri oldukları çöl gezegenin yüzeyinde meydana gelen beklenmedik kuvvetteki kum fırtınası işlerin istedikleri gibi gitmemesi neden olur. 6 kişilik mürettebat, görevi planlanandan çok daha erken iptal ederek geri dönmek zorunda kalır.
Gezegenden ayrılmak için, yaya olarak fırtınanın içinden geçmeleri gerekmektedir ve ne olduysa zaten bu sırada olur. Yürüyüşe başlayan ekip, birbirlerini görmekte dahi son derece zorlanmaktadır. Şiddetli fırtına sırasında mürettebatın Mars yüzeyinde yapacağı araştırmalar süresince kullanması planlanan yaşam alanının, Dünya ile olan bağlantılarını sağlayan sistemin ana iletişim anteni kopar. Arkadaşlarını takip etmekle meşgul olan Mark Watney’in bacağına saplanır. Çarpmanın etkisi ile kum fırtınasında takip ettiği arkadaşlarıyla iletişimini kaybeder.
martian1Görüşün neredeyse sıfır olduğu ortamda, hiç bir yaşamsal verinin kendilerine ulaşmaması nedeniyle, ekibin geri kalanı öldüklerine kanaat getirdikleri arkadaşlarını geride bırakmak zorunda kalarak dönüş yolculuğuna devam ederler. Kendinden geçmiş bir halde kumları üzerinde yatan Mark, her şey olup bittikten, ekip Mars'ı terk ettikten çok sonra uyanır. İyi şansı sayesinde hayattadır, ancak kötü şansı daha baskın çıkar.
Artık koskoca gezegende tek başınadır. İçinde bulunduğu durumu hızlıca kavrayan Mark, problem çözme konusundaki yetenekleri sayesinde hayatta kalmasına yardımcı olacak her türlü yolu aramaya koyulur. Bu konuda da oldukça başarılıdır. Sahip olduğu mühendislik yetenekleri ve asıl uzmanlığı olan botanik bilgisi sağ olsun, Mars yüzeyinde nasıl hayatta kalınır ya da elindeki mevcut araç gereçlerle, en fazla ne yapılır bunun dersini verir adeta. Bunda dünyanın en iyi botanisti ünvanını, haklı bir şekilde kazanmasını sağlayacak planı da önemli bir pay sahibidir.
Altı kişilik bir ekibin parçası olarak geldiği gezegende, tek başına oldukça uzun bir süre kalmak zorunda kalan Mark, arkadaşlarının kişisel eşyalarının arasında bulduğu diziler, elektronik kitap arşivleri ve müzik albümleri ile (disko olmayaydı iyiydi) ile kurtulma planından boş kalan zamanlarını değerlendirir. Bu esnada; şans eseri NASA’nın kendisini fark ettiğinden bihaber, hayatta kalma savaşının her gününü “özenle ve dikkatle” günlüğün yazmaya devam eder.
andyWeir
Andy Weir
NASA’nın geçirdiği kaza neticesinde, Mars yüzeyinde öldüğünü sandığı ve cenazesi aylar önce kaldırılan astronotlarının yaşadığını öğrenmeleriyle birlikte, tüm dünya Mark Watney’in yaşamına ne kadar devam edeceği, ne zaman öleceği ya da dünyaya geri dönüp dönemeyeceğini merak etmektedir. Herkes, her yerde ondan bahsetmektedir (istemsiz olarak dünyanın en meşhur adamı olur anlayacağımız).
Marslı, bir hayatta kalma hikâyesi (Robinson Crusoe'nin teknolojik versiyonu).
Bilimkurgu türünde bir eser olmasına rağmen kitap okumayı seven ve okurken ara sıra yüzünde tebessümler oluşmasını isteyen herkes tarafından okunabilir. Kitabın sahip olduğu ciddi senaryoyu, oldukça keyifli bir şekilde sayfalara aktarmış yazar Andy Weir. Yer yer kullanılan teknik terimler tempoyu biraz yavaşlatsa da –ki bu hikayeyi takip edebilmek açısından olmazsa olmaz- genel anlamda akıcı bir dille (ayrıca otobüste kendi kendime gülme sebebimdir) yazılmış bir kitap Mark'ın hikayesi.
bookTrailerYazarın kaleme aldığı 2012 yılında ilgi görmemesi nedeniyle kendi başına yayınladığı, ardından yayın evleri tarafından peşinde koşturulan kitap, Goodreads okurları tarafından 2014 yılının en iyi bilimkurgu kitabı olarak seçildi. Ülkemizde İthaki Yayınlarının dilimize kazandırdığı -ki birçok ülke yayın evinin aksine orjinal kapağı kullanarak- kitabın Ridley Scott’ın ellerinden, önümüzdeki yıl vizyondaki yerini alacak filminden (Matt Damon abi baş rolde) bahsetmemek olmaz.
İyi okumalar!
E-Kitap - E-book :kitap özetleri, kitap özeti, yeni çıkan kitaplar, romanlar, hikayeler, biyografiler, kitap oku, bedava kitap