Translate

Deliler Kasabası

23 Eylül 2011 Cuma

Derin insanın şairi!

Yusuf Alper'in yeni kitabı Zamanı Geçtim, Kanayan Şiirler, Zamanın Kırılan Aynasında, Yaldızlı Bir Yanılsama, Yeryüzüne Vurulan Telaş, Şimdi Hangi Irmakta, Dalgaların Sesiyle, Derin Uğultu, Oynayan ve Avunan adlı kitaplarının gerek içerik gerekse yapı, biçem, imge anlayışı bakımından bir bileşkesi olarak değerlendirilebilir.
Yusuf Alper'in şiirlerinin alt metni kavranırsa etki güçlerinin artacağı kesin gibi görünüyor. Belki her güzel şiir için gerekli bir yaklaşım bu ama Yusuf Alper'in şiiri için olmazsa olmaz bir koşul olarak çıkıyor karşımıza. Çünkü şairin şiire yüklediği anlamın önemini vurguluyor ve önceliyor. Alper'e göre 'şiir okuyucusunun şiiri anlamlandırmada özgür olmasının' hiçbir sakıncası olamaz. Doğal olan o. Ancak bazı toplumsal sorunların işlendiği şiirlerde anlatmak istediğinin okuyucuya yansımasını bekler.
Alper, şiirlerinde birçok özel ada yer verir. Bu sözcüklerin şiirlerde yer alması, çağrışım değerlerinin bulunması; her birinin imge özelliği kazanmasına neden oluyor. Zamanı Geçtim'de örneğin 'Kafka, Dönüşüm' dendiğinde, okuyucunun da bu konuda bilgi sahibi olması gerektiğini dayatır. Eğer bu ön bilgi yoksa kullanılan özel adlar, okuyucuda karşılığını bulamaz. Bu bağlamda Yusuf Alper şiirinin entelektüel bir okuyucuyu gereksindiği söylenebilir. Ama kendisi bu saptamaya katılmıyor. Şiirlerinde sınırlı olarak Sisifos, Kafka, Freud gibi birkaç özel ada yer verdiğini, bunların da kolayca öğrenilebileceğini düşünüyor. Elbette Yusuf Alper ne yaptığını bilen, yazdığı şiirin bilincinde bir şair. Özellikle Zamanı Geçtim adlı bu kitabında yer adlarını da kullanıyor. Şiirlerindeki özneleri, yaşadıkları mekânlar içinden anlatmayı seviyor. Bu tutumuyla şairin yaşadığı yerleri, coğrafyayı da anlatması gerektiği görüşüne katıldığını imlemiş oluyor. Hem bütün büyük şairler öyle yapmamış mıdır?
'Hüzün şairi'
Alper'in geleneğe, geleneğin kurucu şairlerine özenle saygılı olduğu biliniyor. Sevgiyle bakıyor onların her birine. Bundan olacak, onlardan dizeler alıyor şiirlerine. Örnek, 'Çin askeri ah devran- ah devran' (Egemen Berköz), 'Ben seni çoktan unuttum dön geri bak' (Cahit Külebi), 'Masa da masaymış ha' (Edip Cansever), 'İçime çektiğim hava değil gökyüzü' (Ülkü Tamer), 'Sırf unutmak için, unutmak ey kış/ büyük yalnızlığını dünyanın' (Ahmet Muhip Dıranas) gibi dizeler. Bu dizelerin alıntılanması sadece bir gelenek ilişkilenmesini göstermiyor. Bunun ötesinde Yusuf Alper'in şiir ve dize anlayışını, sevdiği şairlere vefa duygusunu da koyuyor ortaya. Bu, özellikle günümüzde, şiiri kendinden, kendiyle başlatmaya çalışan anlayışa da bir itiraz içeriyor. Bu uyarının yabana atılmaması gerek. Yusuf Alper şiirinin getirdiği, bilgiyi içkin, poetik bir durum bu. Düşünülmesi gerek.
Alper, ilk şiirlerinden bu yana tertemiz bir Türkçeyle yazıyor şiirlerini. Konuşma dilinde yeri olan sözcükleri kullanıyor daha çok. Sırf imge olsun diye tuhaf bağdaştırmalar oluşturmuyor. 1980 sonrası şiirde görülen zorlama imge anlayışına bir itiraz gibi duruyor şiirleri. Alper'in usulca akan şiirinden ayrılan, aşan özellikler içeriyor bu kitap. 'Dikkat ölüm diyen filozofa yuh olsun/ 'Dikkat hayat' demek varken/ dururken tasta çorba' dizelerindeki gibi 'öfke-yoğun' çıkışlar da yapıyor.
Alper'in bugüne kadar yazdığı şiirlerin çoğunda bu dünyaya fırlatılmış olmanın hüznü var. Biraz da bu yüzden 'hüzün şairi' olarak görebiliriz onu. Bu yapılanmada insanı teslimiyete iten bir içerikten söz edilebilir. Ancak 'Meyve ağaçları dikmeli yeniden/ Emre'nin ve Cem'in oğulları ve kızları için' dizelerinden anlaşılacağı üzere Zamanı Geçtim'de her şeye rağmen, insanı gelecekten sorumlu tutuyor ve bunu öneriyor. Alper, bir şiir tutkunu. Hayatı, yirmi dört saat şair yaşayan biri. Bu da yeni kitaplarını beklememiz için yeterli. Alper, derin insanın şairi.
Zamanı Geçtim/ Yusuf Alper/ Yazılı Kâğıt Yayınları/ 80 s.
E-Kitap - E-book :kitap özetleri, kitap özeti, yeni çıkan kitaplar, romanlar, hikayeler, biyografiler, kitap oku, bedava kitap
Zamanı Geçtim, Kanayan Şiirler, Zamanın Kırılan Aynasında, Yaldızlı Bir Yanılsama, Yeryüzüne Vurulan Telaş, Şimdi Hangi Irmakta, Dalgaların Sesiyle, Derin Uğultu