Sadık Aslankara'nın kaleme aldığı Le'nin öyküsü, iki binlerin ilk on yılında, günümüzün İstanbul'unda, depremi bekleyen bu sorunlu, karmaşık, ürkütücü, ezici dev kentte hayat bulur. Kitap, bu korkutucu şehirde bir bodrum katında yalnız yaşayan roman kişisinin anlattıkları üzerinde yükselir ve roman; hayatın üç zamanını, üç ayrı bölümde 'Gül / Le / Sin' başlıklarıyla anlatır.
'Gül', aşkın adıdır, hayatı kolaylaştıran, güzelleştiren ve anlamlı kılandır ama her çağda bir o kadar karmaşık, anlaşılmaz ve terörize edici olandır. Aşk ile birlikte gelen cinsellik ise roman kişisinin ruhsal dengelerini altüst edecektir. Bu şiddet çağında cinsellik ve cinayet ve ölüm belki de her zamankinden daha yakındır birbirine.
Şefkat değil şiddet