Translate

İzleyiciler

5 Ekim 2011 Çarşamba

Güç Merkezli Yönetim - Jeffrey PFEFFER

KİTABIN ÖZETİ:

Yazar Jeffrey PFEFFER, Güç Merkezli Yönetim isimli kitabında davranışları etkilemenin, olayların gidişini değiştirmenin, direnci aşmanın ve insanlara başka durumda yapamayacakları şeyleri yaptırmanın yollarını, şirketler dünyasından, çok çeşitli kuruluşlardan ve siyasetten alınma canlı örneklerle izah ediyor. Kitap örgütlerde iktidar, iktidarın kaynakları, etkin iktidar kullanımı için taktik ve stratejiler, iktidar dinamikleri olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır.

Birinci bölümde iktidar, başkalarının davranışlarında gerçekleşmesini istediğimiz bazı değişiklikleri ortaya çıkarma kapasitesi olarak tanımlanmaktadır. Bu bölümde örgütlerin önündeki en büyük sorun olarak, iktidarı kullanan insan sayısının çok az olması gösterilmektedir.

İşleri halletmenin yolları üç ana başlıkta toplanmıştır: Hiyerarşik otoriteden yararlanmak, güçlü bir şekilde paylaşılan bir örgütsel vizyon oluşturmak, iktidar ve nüfuz kullanımı. Hiyerarşinin üç sorunu vardır; modası geçmiş bir yöntem oluşu, görevimizi yerine getirmek için doğrudan bizim emir zincirimiz altında yer almayan kişilerle iş birliği yapma zorunluluğumuz ve piramidin tepesindekinin yanılma olasılığı. Örgütsel vizyon oluşturmak ise zaman ve emek isteyen bir iştir. Bu örgütsel vizyon kriz dönemlerinde işlemeyebilir. Bu nedenle askeri kurumlarda vizyonun yanında emir-komuta zincirine ve emirlere uymayı öngören bir geleneğe gerek vardır. İktidar ve nüfuz kullanımında ise resmi otoriteniz olmadan ya da resmi otoriteye başvurmadan da işleri halledebilirsiniz.

Kitapta, "İktidar ne zaman kullanılır?" sorusunun cevabı şu şekilde verilmektedir: "Karşılıklı bağımlılığın bulunduğu koşullarda, görüş ayrılıklarının bulunduğu ortamlarda, konunun önem derecesinin yüksek olduğu durumlarda kullanılır."

İkinci bölümde, iktidarın kaynakları incelenmiştir. İktidar "doğru" yerde olmaktan kaynaklanır. Ama neresidir doğru yer? İyi bir yerin ya da konumun size şunları sağlaması gerekir;

a) Yandaş edinmede kullanılabilecek bütçe, fiziksel mekan ve mevki gibi kaynaklar üzerinde denetim,

b) Enformasyon üzerinde denetim,

c) Resmi otorite.

Üçüncü bölümde, etkin iktidar kullanımı için taktik ve stratejiler üzerinde durulmuştur. Bu bölümde üzerinde durulan taktik ve stratejiler şunlardır:



Çerçeveleme:

Bakış açımız ne gördüğümüzü etkiler. Nasıl resimleri çerçevelere yerleştirirsek, sorunlar ve eylemler de çerçevelere yerleştirilir; bunları görme ve değerlendirme tarzımıza yön veren bağlam sonraki gelişmeleri belirler. Bir sorunun nasıl bir çerçevede ele alınacağını saptamak, çoğu zaman, çıkacak kararı belirlemek anlamına gelir. Dolayısıyla bağlamı ortaya koymak, iktidar ve nüfuz kullanımı açısından kritik bir stratejidir. Örneğin yapılıp yapılmayacağı tartışma potansiyeli olan bir ortamda, projenin nasıl yapılacağı yönünde çerçeve belirlenirse, çoğunlukla insanlar nasıla odaklanıp nedeni unutacaklardır.

Kişiler arası etkileme süreçleri:

Örgütler, birbirlerinden kopuk bireylerin kendi başlarına buyruk bir şekilde kararlar alıp eyleme geçtikleri yerler değildir. Her şeyden önce, insanların iş arkadaşlarıyla etkileşim içine girdikleri toplumsal zeminlerdir. İş arkadaşlarımızın söylediklerinden, yaptıklarından etkileniriz ve buna toplumsal kanıt etkisi denir. Örgütte güç kullanmak isteyen liderler toplumsal kanıt etkisini kullanarak düşüncelerinin ve kararlarının tüm örgüt tarafından kabul edilmesi için seçtikleri ajanları diğer örgüt üyelerini etkilemek üzere onların arasına gönderirler. Böylece aslında sadece güç kullanan liderin inandığı görüşler tüm örgütün inançlarıymış gibi ele alınır ve kimse aksi davranmak istemez. Çünkü tüm örgüt böyle düşünüyor ise doğrudur inancı veya aksini yaparsam dışlanırım korkusu onu bu sürece iter.

Zamanlama:

İktidar ve nüfuz kazanmaya yönelik taktik ve stratejileri uygularken, sadece ne yapacağımız değil, bunu ne zaman yapacağınızı da belirlemeniz büyük önem taşır. İyi zamanlanmış eylemlerde başarı şansımız artarken, aynı eylemlere daha talihsiz bir anda girişirsek en küçük başarı şansımız olmayabilir. Zamanlamayla ilgili taktiklerden birkaç örnek verecek olursak bunlardan bir tanesi "geciktirme"dir. Bir şeyi durdurmanın en iyi yollarından biri onu geciktirmedir. Bir şeyi geciktirmenin son derece etkili bir yolu da daha fazla inceleme veya düşünme süresi talep etmektir. Başka bir taktik "bekletme"dir. Kimin kimi bekleyeceği, bir toplumsal sistemdeki iktidar dağılımına göre şekillenir. Başkalarını bekletmek ya da beklemeyi reddetmek sadece bir iktidar simgesi değildir, aynı zamanda gücümüzü artırmakta kullanabileceğimiz bir taktiktir. Bir yere gecikmekle dikkatleri üzerinize çekerseniz bu yolla elde ettiğiniz görünürlük size nüfuz kazandırabilir. Keza başkalarını bekletmeniz de insanların onlar üzerindeki örtük gücünüzü fark etmelerini sağlar. Yine başka bir taktik "zaman sınırlamaları"dır. Zaman sınırlamaları her zaman üstünlüğü elinde tutan tarafın lehine çalışır. Toplantılarda tartışma belirli bir karara doğru yönelmeye başladığında, o karardan yana olan kişinin "hemen bir karar vermeliyiz" diye ortaya çıkmasının nedeni budur.

Enformasyon ve Analiz Politikası:

Enformasyonun ve enformasyonla gelen kesinliğin bir iktidar kaynağı olduğu kuşkusuzdur. Enformasyon çok önemli bir politik stratejinin analiz aracılığıyla yolumuzu açma stratejisinin parçası olarak kullanılabilir. İstediğimiz kararları alabilmek için enformasyona ihtiyaç duyduğumuza göre, örgütlerde işleri sonuca götürmek için, hedeflediğimiz hareket tarzını destekleyen olguları elde etme becerisini kazanmamız gerektiği açıktır. Gerek duyduğumuz olgulara kimi zaman sosyal ilişkilerimiz ve destekçilerimiz yardımıyla ulaşırız, kimi zaman da şirket dışından bir uzmanı örneğin bir danışmanlık firmasını devreye sokarak istediğimiz cevapları elde ederiz. Rasyonel karar süreçlerine gerçek değilse de görünüşte duyulan ihtiyaçtan ötürü, iktidar ve nüfuzla ilgili çekişmelerde enformasyon ve analiz önemli stratejik silahlar olarak iş görür. Bu mücadelelerde güçlü dış uzmanları devreye sokmak ve bunu inandırıcı bir şekilde, bir tarafsızlık görüntüsü yaratarak yapabilmek, etkili bir stratejidir.

İktidarı Pekiştirmek İçin Örgütsel Yapıyı Değiştirmek

Örgütsel yapı ile iktidar arasındaki bağlantılar dikkate alınırsa, iktidar kazanmaya yönelik yapılabilecek yapısal değişiklikleri sıralayacak olursak; muhalefeti bölerek yönetmek için örgütsel yapıya başvurabilirsiniz. Kaynaklar ya da enformasyon üzerinde daha fazla denetim kazandıracak konumlara kendinizi ya da müttefiklerinizi yerleştirerek iktidarınızı pekiştirmek için örgütsel yapıyı kullanabilirsiniz. Yetki tanımları örgütsel yapıya bağlı olarak belirlendiği ölçüde, başkalarını kendi tarafınıza çekmek ve sizin girişimlerinizi desteklemelerini sağlamak için örgütsel yapıdan yararlanabilirsiniz.

Sembolik Eylemler: Dil, Törenler ve Ortamlar

İnsanlar mantıkla ikna edilir, ama duygularla etki altına alınır. İktidar ve nüfuzun başarılı tatbikatçıları dili, sembolleri, törenleri ve ortamları hünerli bir şekilde kullanarak insanların yaptıkları şey konusunda kendilerini iyi hissetmelerini sağlarlar. Dil çok güçlü bir etkileme aracıdır ve politik dil her türlü örgütte iktidar kullanımının vazgeçilmez bir unsurudur. Örneğin hükûmetin vergileri artıran bir yasaya "Vergi Adaleti ve Mali Sorumluluk Yasası" adı vermesi, politik dil kullanılarak yapılmak istenilenin nasıl tepki çekmeden yapılabileceğine bir örnektir.

Dördüncü bölümde; iktidar dinamikleri başlığı altında, iktidar kaybına yol açan nedenler incelenmiştir. Sonuç olarak güç merkezli yönetim, hemen her örgütün farklı çıkarlar barındırdığını bilmek demektir. Dolayısıyla, yapacağımız ilk işlerden biri, politik yapıyı inceleyerek belli başlı çıkarları ve örgüte ağırlığını koymuş önemli politik birimleri saptamak olmalıdır. Bu farklı birim ve bireylerin bizim için önem taşıyan konularda ne gibi görüşlere sahip olduğunu öğrenmek; ayrıca onları bu perspektifi benimsemeye iten nedenleri anlamak demektir. Güç merkezli yönetim, işlerin altından kalkabilmek için size karşı çıkanların sahip olduğundan daha fazla güce ihtiyaç duyduğunuzu bilmek demektir. Güç merkezli yönetim, örgütlerde iktidar edinmeye ve kullanmaya yarayan taktik ve stratejileri zamanlamanın önemi, örgütsel yapıdan yararlanmanın yolları, bağlanmanın toplumsal psikolojisi ve diğer etkileme yöntemlerini bilmek demektir. Yazar yukarıda arz edilen konulara örneklerle anlatarak açıklama getirmektedir.
E-Kitap - E-book :kitap özetleri, kitap özeti, yeni çıkan kitaplar, romanlar, hikayeler, biyografiler, kitap oku, bedava kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

kitap özeti, kitap,yeni çıkan kitaplar, romanlar, hikayeler, kitap oku, bedava kitap